Advert

Dişçi koltuğunu elektrikli sandalye gibi görüyoruz

Dişçi koltuğunu elektrikli sandalye gibi görüyoruz
Dişçi koltuğunu elektrikli sandalye gibi görüyoruz Nevzat UÇAK

BÖLGE - Adana Diş Hekimleri Odası Başkanı Dt. Fatih Güler, gelişen teknolojiyle beraber insanların ağız ve dişle ilgili bütün tedavilerini acı duymadan yaptırabileceklerine dikkat çekerek, “Dişçi koltuğu korkulacak bir yer değildir. Hastalar orada rahatça oturabilir ve tedavinin keyfini çıkarabilir” dedi. Dişçi korkusunun, küçüklükten yenilmesi gereken bir duygu olduğunu belirten Başkan Güler, İnsan uzak kaldığı şeyden korkar. Bu nedenle 6-12 yaş arası çocuklarda mutlaka ‘Koruyucu hekimliğin” uygulanması gerektiğini savunuyoruz” diye konuştu.

TÜRKİYE’DE KİŞİ BAŞI 6,5 DİŞ KAYBI YAŞANIYOR

Dişçi koltuğu korkusunun gelişen teknolojiye rağmen halen devam ettiğini ifade eden Güler, şunları kaydetti;  ‘’İnsan uzak kaldığı şeyden korkar. Bu nedenle 6-12 yaş arası çocuklarda mutlaka ‘Koruyucu hekimliğin’ uygulanması gerektiğini savunuyoruz. Bunun özelden paket halinde satın alınması için Sağlık Bakanlığı’na öneride bulunuyoruz. Koruyucu Hekimlik uygulaması, OECD ülkeleriyle kıyaslandığında Türkiye’nin bir hayli geride kaldı. 0-12 yaş grubunda Almanya’da kişi başı 1,5 diş kaybı ve çürük yaşanırken, Türkiye’de kişi başı 6,5 diş kaybı ve çürük yaşanıyor. Şu anda Halk Sağlığı ekipleri okullarda, klorlama, vernikleme ve çürük oluşumunu engelleyici tedavi yapıyor ancak bu önlemler uzun vadede yeterli olmayacaktır. Bir hedef konularak o doğrultuda aşama kaydedilmeli. Çocuk, küçük yaştan itibaren diş hekimiyle tanışırsa, yıllar sonra tedavi edici hizmet ihtiyacı olursa, çok büyük korkular yaşamayacaktır. Biz de hastalar, çocukluğundan beri diş hekimine gitmiyor. Ne zaman büyük bir problem çıkıyor, öyle başvuruyor. Her ne kadar ağrı duymayacak olsa da korkusu azalmıyor.  Bütün tıp alanındaki olumlu gelişmeler içerisinde diş hekimleri de yaptıkları implant tedavileriyle, kanal tedavileriyle, estetik restorasyonlarla insanların rahat yemek yemesine, güzel konuşmasına, sosyal çevre ile çok rahat ilişki kurmasına neden olmaktadır. Bu sağlık veren işlemler moral, motivasyon yönünden, doğru beslenme yönünden insan hayatını olumlu etkiliyor. Bu etken de insan hayatının uzamasına doğrudan katkı sağlamaktadır.’’

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
“Yeni dönemde çalışma hayatındaki sorunlar çözülmeli”
“Yeni dönemde çalışma hayatındaki sorunlar çözülmeli”
Tuzsuz yiyerek hayatınızın 'tadını-tuzunu' kaçırmayın
Tuzsuz yiyerek hayatınızın 'tadını-tuzunu' kaçırmayın