Advert

Bir dönemin meşhurlarındandı

Bir zamanların ünlü plakçısı, ses ve sinema sanatçısı olan Elazığlı Ali Avaz, Adana’ya yabancı bir isim değildi. Ne zaman memleketine yolu düşse, mutlaka Adana’dan geçmeyi ve buradaki dostlarıyla bir araya gelmeyi adet haline getirmişti.

Bir dönemin meşhurlarındandı
Bir dönemin meşhurlarındandı Nevzat UÇAK

BÖLGE - Zaten çocukluğunu da Mersin’de yaşamıştı. Gençliğinde Adana ile Mersin arasında mekik dokurdu. Altın Koza Festivallerinde Adanalı sevenleriyle sıcak sohbetler gerçekleştirir, kibirden uzak mütevazi tavırlarıyla beğeni toplardı. Avaz, geçmişi başarılarla dolu olsa da, son dönemlerinde sanat camiasından koparak kızının yanında yaşıyordu. Yaklaşık 6 yıl önce aramızdan ayrılan Avaz, 2011 yılında Adana’ya geldiğinde, bestekar Yılmaz Kılıç’ı ziyaret etmiş ve bu ziyareti sırasında kendisiyle güzel bir söyleşi gerçekleştirmiştik. Avaz ile yaptığımız söyleşi de daha önce yayımlanmayan bölümleri sizler için paylaşıyoruz.

SANAT HAYATINIZA İLK NE ZAMAN BAŞLADINIZ?

İlkokuldayken bendeki yeteneğin farkına varan öğretmenim, okulda oynamak için bir piyes yazmamı ve aynı piyes ile halkevlerinin düzenlediği yarışmaya katılmamı istedi. Bunun üzerine "Evde ders" diye bir oyun yazdım. Sene 1949’du. Piyeste tutucu bir babayı konu almıştım. Bu piyesim yarışmada ikinci oldu. İşte bu benim sanat hayatımın başlangıcıdır.

PROFESYONELLİĞE NASIL ADIM ATTINIZ?

Hayatım boyunca haksızlıklara karşı gelmek için hep eleştirme ihtiyacı hissettim. "Bal Arıları" adında Metin-Ahmet ikilisi vardı. Onlar da benim gibi düşünüyor ve sanatlarını bu yönde icra ediyorlardı. Bazı skeçler hazırlayıp kendilerine götürdüm. Çok beğendiler. Hem sahnelediler, hem bana da sahne verdiler.

TİYATRO HAYATINIZ BUNDAN SONRA MI BAŞLADI?

Evet.. Kendimi ispat ettikten sonra Ali Harputlu Tiyatrosu’nu kurdum ve Anadolu'ya turne yaptım. Bu turneler çok uzun sürerdi.  "Sarı Çizmeli Mehmet Ağa" oyununu oynadım bu turnelerde. Oyunun ilginç bir özelliği vardı. Ezber bir metin oynamıyor, günlük, güncel siyasi konuları işliyorduk. Böyle bir esnekliği vardı oyunun. Bu oyun 5 sene devam etti. Fakat halkın o kadar ilgisini toplamıştık ki, yeni turneler için çok ısrar geldi. Nezihe Güler, Necip Tekçe, Baki Tamer, Güngör Küçükertuğran’dan oluşan bir kadro kurup bir turne daha gerçekleştirdim. Tam 72 gün sürmüştü.

PLAKÇILIK YAPMA FİKRİ NEREDEN GELDİ?

O yıllarda saygın ve etkin bir meslekti. Herkesin yapacağı bir iş değildi. Başarılı olacağımıza inanarak, 1962 senesinde Şair Söğütoğlu ile ortak olarak İstanbul Plak firmasını kurduk. İlk plağımı da bu tarihte yapmıştım. Ayrıca tiyatroculuk deneyimimden Anadolu halkının neye güldüğünü çok iyi biliyordum. Parodi yazıp plağa okumuştum. Müthiş bir patlama yaptı. Her yerde bu plak çalıyordu. Büyük satışlar yapmıştı.

SONRASINDA SİNEMAYA MI MERAK SARDINIZ?

Aslında aklımdan sinema geçmiyordu. Müzik hayatımın en yoğun olduğu bir dönemde sinema hayatım başladı. İlk teklifi yapımcı Erkan Abacı yaptı. Önce kabul etmedim. Fakat peşimi bırakmayıp çok ısrar etti. 1972 de Nişan Hançer'in yönettiği "Sarı Öküz Parası" diye bir filmle başladım. İkinci filmim "Hacı Ağalar Kralı" oldu. Bu filmi "Yedi Bela Hüsnü" olarak Kemal Sunal'a çektiler. Benim filmlerimi çoğunda küçük değişiklikler yaparak Kemal Sunal ile çektiler.

 

PLAK FİRMANIZDA ÇOK SANATÇI ÇALIŞTI. KİMLERİ KEŞFETTİNİZ?

Erkin Koray, Mine Koşan, Arif Sağ, Çetin Alp bunların ilk 45'liğini ben yaptım. Zeki Müren, Gönül Akkor, Yıldıray Çınar, Cem Karaca, Güneri Tecer, Mustafa Yolaçan gibi 40'a yakın sanatçıyla çalıştım. Hiç birinin hakkı kalmadı bende. Ödemelere çok hassasiyet gösterirdim. Hep fazlasını verdiğim de söylenebilir. Bu nedenle sanatçılar piyasada beni çok severlerdi. Korsan kasetler piyasaya çıkmaya başlayınca şirketi kapattım.

KASETLERİNİZ SİYASİ TAŞLAMA ÖZELLİĞİNDEYDİ. OYSA AŞK ÜZERİNE BESTELERİNİZ DE VARDI. NEDEN HEP SİYASETİ TERCİH ETTİNİZ?

Plak, tiyatro ve sinema derken büyük bir servet kazanmıştım. Buna rağmen iktidarlarla sürekli uğraşıyor ve muhalefet olmaya devam ediyordum. Çünkü haksızlıklara karşı çıkmak benim yapımda vardı. Bilhassa Özal döneminde Rahmetli Turgut Özal ile çok kapıştım. Her devrin muhalif olduğu söylenebilir. Sevda ve aşk üzerine şarkılarım da vardı elbette. Fakat bunları farklı sanatçılar seslendirdi. Tarzımı bozmak istemedim. Siyasi şarkılarımdan bütün siyasiler nasibini aldı.

BİR ARA MADDİ SIKINTILAR YAŞANIDIĞINIZ SÖYLENİYORDU. SERVETİNİZE NE OLDU?

Büyük bir çöküş sürecine girdiğim doğruydu. Tam bir maddi yıkım yaşadım. Özellikle Özal döneminde büyük paralar kaybettim. Yaptığın çalışma ertesi gün korsana düşüyordu. Kiralık bir evde oturuyordum. "Tanrı İstemese İnsan Ölmezmiş" gibi pek çok eser bana ait. Bunlardan telif hakkı gibi gelirler olmayınca kiramı dahi ödeyemez duruma geldim. Herhangi bir sosyal güvencem de yok. Yıllar yılı Kültür Bakanlığına vergi ödedim. Şimdi bir evim dahi yok. İstanbul’da kızımın yanında yaşıyorum.

GÜNÜMÜZ SİNEMA, DİZİ VE MÜZİK ALBÜMLERİNİ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

Ödül almış filmler gişede perişan haldeyken, Recep İvedikler’in lise başı olmasına anlam veremiyorum. Aile yapısını ayaklar altına alan dizilerden ise hiç bahsetmek istemiyorum. Şarkılar ise çok saçma. Sözleri ve müziği birbirinden farklı gibi sanki.

ONLARCA DİZİ FİLM ÇEKİLİYOR. HİÇ BUNLARIN BİRİNDEN TEKLİF ALDINIZ MI?

Üzerimde sinema yönetmenliği etkisi var. Belki onun için dizi filmlerden oyunculuk teklifi gelmiyor. Benim kafa yapıma uygun olanlardan teklif gelirse oynarım elbette. Bunun yanı sıra bazı projelerim de var. Ama kime gidip de benim projem var diyeceğim? Ne yazık ki Kimsenin aklına gelmiyorum.

SAYENİZDE ÜNLÜ OLMUŞ İSİMLER HİÇ DESTEK OLMUYOR MU?

Karşılaştığımız zaman saygı duyarlar. Nankör diyemem ama arayıp sormazlar. Sanat dünyası biraz böyledir. Kimse kimseyi arayıp sormaz. Bugün 20 villa sahibi olup, boğaza nazır sırça köşklerde oturanlara şöyle seslenmek istiyorum; Hani bir zamanlar elinizden tutup sizi var eden, cebinize harçlık koyan, evinde barındıran bir adam vardı. Hatırladınız mı?

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Akıncı: Uzlaşan, kaynaşan, insan  odaklı yönetim için varım
Akıncı: Uzlaşan, kaynaşan, insan odaklı yönetim için varım
Karataş Belediye Başkanı Ünal, trafik kazası geçirdi
Karataş Belediye Başkanı Ünal, trafik kazası geçirdi