Advert

“Rant, çıkar, siyaset hesaplarından uzaklaşılmalı”

İMO Adana Şube Başkanı Zekeriya Turanbayburt, Adana-Ceyhan depreminin 20. Yıldönümünde deprem önlemlerine dikkat çekti

“Rant, çıkar, siyaset hesaplarından uzaklaşılmalı”
“Rant, çıkar, siyaset hesaplarından uzaklaşılmalı” Nevzat UÇAK

ADANA – Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şube Başkanı Zekeriya Turanbayburt, Türkiye’nin dünyanın en önemli deprem kuşaklarından birinin üzerinde yer aldığını vurguladı. Adana-Ceyhan depreminin 20. yıldönümünde açıklama yapan Turanbayburt, 27 Haziran 1998 yılında meydana gelen depremde 145 vatandaşımızın hayatını kaybettiğini ve bin 517 vatandaşımızın yaralandığını,  48 bini az hasarlı, 19 bini orta ve 9 bini ağır hasarlı olmak üzere yıkılanlar dahil 76 bin konut ve işyerinin depremden etkilendiğini hatırlattı. Türkiye’nin dünyanın önemli deprem kuşaklarından birinin üzerinde olduğunu ancak yapı stokunun durumuna bakıldığında ise yüzde 60’ının kaçak olduğunun bilindiğine dikkat çeken Turanbayburt, “13 milyon civarında olan bu kaçak yapılar, olası bir depremde önemli bir risk teşkil etmektedir” dedi.

YASAL DÜZENLEME VURGUSU
Bu sorunun çözümü için adımlar atılmadıkça, bir doğa olayı olan depremlerin doğal afete dönüştüğünü ve telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açtığını ifade eden Turanbayburt, “depremin zararlarının en aza indirgenmesi ancak depreme dayanıklı binalar inşa edilmesi ve bunu sağlayacak olan yasal düzenlemeler ile mümkündür” diye konuştu.
İMAR BARIŞI DEĞİL İMAR AFFI
Ancak ülkemizdeki gelişmelerin tüm bu gerçekleri inkar eder nitelikte olduğuna vurgu yapan Turanbayburt, şunları söyledi: “İktidar tarafından bir seçim yatırımı olarak 18 Mayıs 2018 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren, imar barışı altında sunulan imar affı da bu niteliktedir. Bu af ile mühendislik hizmeti almadan, imara aykırı üretilmiş, çevre ve doğa tahribatına neden olan, deprem riski taşıyan yapıların yasallaştırılması devlet eliyle onaylanmaktadır. Şurası açıktır ki sağlıklı kentleşmenin ve güvenli yapılaşmanın sağlanması, deprem önlemlerinin hayata geçirilmesi devletin sorumluluğundadır. Ancak imar affı ile bu sorumluluk ‘yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır’ denilerek yapı sahibine bırakılmaktadır. Getirilen düzenleme, yapı kayıt belgesi alan kaçak yapılara bedel karşılığı göz yummaktadır. Aynı zamanda nasıl olsa affediliyor mantığı ile yeni kaçak yapılara davetiye çıkarmaktadır.
RİSKLER BÜYÜYECEK
Yine Yapı Denetim Kanunda yapılan değişiklikle teknik öğretmen, yüksek tekniker, tekniker ve teknisyenler, ‘Yardımcı Kontrol Elemanı’ adı atında yapı denetim sistemine eklemlenmiştir. Teknik elemanlara, yapının bütününe yönelik denetim yetkisi veren söz konusu düzenleme yapı denetimindeki riskleri büyütecektir. Üzülerek belirtiyoruz ki her yeni düzenleme, yapı üretim sisteminde yeni sıkıntılar yaratmaktadır. 2 Mayıs 2018 tarihinde yürürlüğe giren bir başka düzenlemede ise yapı ruhsatlarından yapı sahibinin, yapı müteahhidinin, şantiye şefinin, yapı denetçilerinin (fenni mesullerin) ve proje müelliflerin ıslak imzalarının yer aldığı haneler kaldırılmıştır. İktidarda bulundukları on altı yılda Türkiye‘deki çarpık yapılaşmaya, plansız kentleşmeye karşı hiçbir somut adım atmayan iktidar, yeni projeleri ve uygulamaları ile kentlerimizi birer rant alanı olarak görerek sermayenin kullanımına açmıştır. Ülkemizdeki kentsel dönüşüm projelerinin işleyişindeki mantık da budur.”
ADANA’DAKİ TABLO DA İÇ AÇICI DEĞİL!
Adana’daki tablonun da farklı olmadığına dikkat çeken Turanbayburt, “Kentimiz hızla gelişmiş, önemli ölçüde göç almış, hızlı ve çarpık kentleşme, imar afları, kaçak yapılaşma nedeniyle sorunlu, can ve mal güvenliği olmayan bir yapılaşma süreci yaşanmıştır. Kentimizde afet ve deprem açısından riskli yapı stokunun bulunduğu alanlar oluşmuştur. Bunların önemli bir kısmının yenilenmesi kalanların da güçlendirilmesi gerekmektedir. Ancak ne yazıktır ki bunun sağlanması doğrultusunda atılmış adımları göremiyoruz” dedi.
SİYASİ HESAPLARDAN UZAK DURULMALI
Ülkemizde can ve mal güvenliği açısından yapı stokunun depreme dayanıklı hale getirilmesi gerektiğini söyleyen Turanbayburt, “Bunun sağlanması da rant, çıkar, siyaset hesaplarından uzaklaşılması ile mümkündür.  Bizler depremleri unutmayacağız derken amacımız acıları depreştirmek değildir. Depremlerin yıkıcı etkisini hatırlatmamızın amacı yaşam alanlarının sağlıklı kılınmasının,  kayıpların minimum düzeye indirilmesinin teknik olarak mümkün olduğu gerçeğini vurgulamak ve bunun hayata geçirilmesini temin etmek içindir” şeklinde konuştu.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Akıncı: Uzlaşan, kaynaşan, insan  odaklı yönetim için varım
Akıncı: Uzlaşan, kaynaşan, insan odaklı yönetim için varım
Karataş Belediye Başkanı Ünal, trafik kazası geçirdi
Karataş Belediye Başkanı Ünal, trafik kazası geçirdi