Advert

Neoterapi mucizesi

Adana’da, uyguladığı Biorezonans ve Tomatis yöntemlerinden elde ettiği başarılı sonuçlarla adını duyuran Psikolog Yasemin Kutlu Varan, insanları tek seansla sigara bağımlılığından kurtaran bir kahraman olarak tanınıyor. Ancak Varan, sağlığımızı riske atan en tehlikeli bağımlılığın sigara olmadığını ve günümüzde bunun değişkenlik gösterdiğinin altını çizdi. Varan; Kola, cips ve Nutella bağımlılığının sigarayı solladığını ifade ediyor.

Neoterapi mucizesi
Neoterapi mucizesi Nevzat UÇAK

HABER: YENER EKİNCİ

BÖLGE – Türkiye’de yaygınlaşmaya başlayan alternatif ve tamamlayıcı tıp uygulamaları, birçok hastalık ve bağımlılıkta işe yaradığı gibi, bilimsel olarak da kanıtlanan faydalarıyla, yavaş yavaş fakat emin adımlarla modern tıp çatısı altına giriyor. Avrupa’da 40 yıldır kullanılan Biorezonans ve Tomatis yöntemleri, etkin ve sonuca ulaştıran özelliğiyle en çok tercih edilenlerin başında geliyor. Her iki yöntem Adana’da da başarıyla uygulanıyor. Klinik Psikolog Yasemin Kutlu Varan, kendisine ait Neoterapi Merkezi’nde, insanları tek seansta sigara illetinden kurtarabildiği gibi, müzik terapisi yöntemiyle, başta Otizm olmak üzere birçok hastalıkla savaşta ciddi destek veriyor. Baraj Yolu’ndaki merkezde ziyaret ettiğimiz Yasemin Kutlu Varan ile uyguladığı yöntemler hakkında konuştuk.

Mesleki açıdan kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Psikoloji Bölümü mezunuyum. Mezun olduğum 2001 yılından bu yana, ağırlıklı olarak engelli çocuklara yönelik çalışmalar sürdürüyorum. Yaklaşık 17 yıl rehabilitasyon merkezinde görev yaptıktan sonra, Psikoteknik ve Tomatis alanlarında tedavi uygulamasına başladım. Tomatis Terapisi’nin uluslararası kullanıcısıyım.

Tomatis Terapisi hakkında biraz bilgi verir misiniz?

Tomatis; Prof. Dr. Alferd Tomatis tarafından geliştirilen elektronik bir kulaktır. Müzik ve ses terapisi, Avrupa’da 40 yıldan bu yana uygulanmaktadır. Prof. Dr. Tomatis’e göre kulak sadece bir dinleme, duyma organı değildir, aynı zamanda denge merkezi (vestibular sistem), beynin en önemli enerji kaynağı ve sinir sistemimize açılan bir kapıdır. Sesin, kulaklık aracılığı ile hem kemikten hem de eş zamanlı olarak havadan kulağa gelmesini sağlayıp, çok daha dikkatli bir dinleme ve dolayısıyla çok daha etkili konuşmayı sağlayan bir yöntemdir. Kulaklar daha az duymamaya başladığında gerekli sesleri kulağa tam olarak iletemediğinde beyinde eksik ya da yanlış algılamalar olabilir. Bunun sonucunda yorgunluktan depresyona, öğrenme zorluğundan iletişim bozukluğuna, dikkat eksikliği sendromundan kulak çınlamasına kadar birçok soruna neden olur. Bazen duyarız fakat dinlemeyiz. Kulağa doğru frekanslarla doğru sesler iletildiğinde ise tam tersi birçok hastalığın iyileşmesi sağlanıyor. Tomatis yöntemi de tam bu noktada giriyor devreye. Tomatis yöntemi, otizmden öğrenme güçlüğüne, depresyondan dikkat bozukluğuna kadar farklı sorunlar için iyi bir çözüm, alternatif tıpdır.

Tomatis yöntemi nasıl uygulanır?

Tomatis yöntemi, sağ ve sol kulağın dengeli çalışmasını ve iyi ses analizi yapabilmesini sağlıyor. Yönteminin diğer bir amacı ise; sağ kulağın daha baskın olması hedefleniyor. Sağ kulak sol beyine giden en kısa ve hızlı yoldur. Sol beyin analitiktir ve mantıkla yönetilir. Sol kulak sağ beyine giden yolsa, daha duygusal, yaratıcı, sosyalliği çok yüksek, empati kuran kişileri temsil eder. Öğrenci iyi duyduğu ve duyduğunu doğru analiz edebildiği sürece derslerini dinlemekten zevk alır, dikkatini ve özellikle de seçici dikkatini konsantrasyonu arttırıp, kendine olan güveni yerine gelir dolayısıyla başarısı yükselir. Ayrıca iletişim yeteneği kuvvetlenir, konuşmada akıcılık sağlar, sosyalleşme artar, stres ve kaygı azalır (özellikle öğrencilerin sıkça yaşadığı sınav heyecanı, kaygısı ve stresi),Okuma, okuduğunu doğru anlama ve yazma yetileri kuvvetlenir, motor beceri problemlerini iyileştirir (denge, el-göz koordinasyonu…vb),akademik başarıyı arttırır, hiperaktivite problemleri ve planlama organizasyon bozuklukları, yaygın gelişimsel bozukluk, otizm, depresyon, asabiyet gibi duygu ve davranış problemlerinde de gözle görülebilecek bir değişim yaratabilen bir ses terapisidir.

Dinleme kürlerinde nasıl bir müzik dinleniyor?

Özel filtrelenmiş müzikler kişinin ihtiyacına ve problemine göre belirlenir ve kulaklık aracılığı ile dinletilir. 13 gün boyunca günde iki saat süren seanslar uyguluyoruz. Dr. Tomatis'e göre, kulağın erken gelişiminin nedeni; sinir sisteminin gelişimine enerji sağlamada oynadığı roldür. İşte bu ilksel yetkinlikten faydalanmak içindir ki Dr.Tomatis filtrelenmiş ses kullanmaya karar vermiş ve kulağın sesleri ayrıştırma görevini hafifletmenin yöntemini bulmuştur. 4000 hertz civarındaki filtreleme işlemi, beynin kendisini belli bölgelerinin akustik analizine yönlendirmesini sağlamaktadır. Müziklerde genellikle frekansları ve şiddetleri değiştirilmiş Mozart müzikleri kullanılıyor.

‘Tomatis Yöntemi’nden hangi durumlarda faydalanabiliriz?

Çocuklar için kullanım alanları:

Anksiyete (kaygı, korku, gerilim, sıkıntı hali), sınav stresi ve kaygısı, Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHAB), konuşma ve ifade yeteneklerinin güçlendirilmesi, kekemelik ve gecikmiş konuşma, konsantrasyon eksikliği, özgüven eksikliği, öğrenme güçlüğü, Disleksi, yaygın gelişim bozukluğu, bedensel engelli (Down, serebral palsi ), Otizm, Disortografi, Dispraksi, Diskalkuli, Disfazi, Asperger Sendromu

Yetişkinler için kullanım alanları:

Stres, sınav kaygısı, depresyon, efektif duygusal bozukluklar, yorgunluk, enerjisizlik, uyku problemleri, organizasyon bozuklukları, özgüven eksikliği, Psikosomatik hastalıklar (Migren, reflü, panik atak, v.s.), Konsantrasyon eksikliği, ses ve Müzikalitenin gelişimi, iletişim ve ifade zayıflığı, dikkat eksikliği

Anne adayları için kullanım alanları:

Rahatlama, stresten korunma, doğum korku ve kaygıları, emzirme zorlukları, korkularını azaltma, bebekle daha iyi iletişime geçme, uyku kalitesinde artış, bebeğin yaşama uyum sürecini kısaltma.

Biorezonans tedavisi de uyguluyorsunuz. Biorezonans nedir ve daha çok hangi alanlar da uygulanıyor?

Vücudumuz elektromanyetik frekanslara sahip bir sistemdir. Vücudumuzun her organının belirli bir frekansı vardır ve bu frekanslar, dışarıdan gelen negatif etkilere maruz kaldığında hastalıklar ortaya çıkabilmektedir. Hastalıklı dokulara, yaydıklarının tam aksi yönde frekans yollayarak karşı savaşma yöntemine Biorezonans Tedavisi diyoruz. Batıda yaygın olarak bilinen, ülkemizde ise yeni tanınmakta olan Biorezonans tedavisi; ağrısız, acısız ve yan etkisiz bir yöntemdir. Yaş ve cinsiyet bağımsız olmak üzere herkese ve hamilelere de uygulanabilir. 40’a yakın hastalığa karşı etkili bir yöntem olan Biorezonans tedavisini, merkezimizde özellikle bağımlılıklara yönelik uyguluyoruz. Örneğin tek seansta sigarayı bıraktırabiliyoruz. Yapılan terapide amaç, bağımlılık yapan nikotin gibi zararlı maddelerin yaydığı frekansları vücuttan silmektir. Merkezimizde son bir sigara içtikten sonra, bu sigaradan alınan frekanslar elektronik olarak ters çevrilerek frekans dalgaları şeklinde vücuda geri verilir. Yapılan işlem vücudun nikotin ihtiyacını ortadan kaldırmaya yöneliktir. Terapi sonrasında kişinin aklına sigara gelebilir fakat canı sigara istememektedir. Biorezonans seansı sonrasında kişinin bünyesi sigarayı yabancı bir madde gibi algılamaya ve sigarayla daha önce hiç tanışmamış gibi davranmaya başlar. Sigaraya karşı bir tokluk ve isteksizlik oluşur. Kişi sigara dumanından rahatsız olmaya başlar. Baş ağrısı, konsantrasyon güçlüğü ve sinirlilik gibi nikotin yoksunluğu belirtileri ortaya çıkmaz. Vücut sigarayı yabancı bir madde olarak algılayacağı için hızla bu maddeden kurtulmaya çalışır.

Biorezonans sigaranın dışında farklı bağımlılıklarda da sonuç veriyor mu?

Alkol, karbonhidrat, tatlı, kola, cips, çekirdek ve nutella… Gençler kola ve nutella bağımlılığından kurtulmak için başvuruyorlar. Sabah kola içerek güne başlayanlar, ‘Yasemin abla beni kurtar’ diyor. Biorezonans ile kişide yeme alışkanlığını değiştirmeye çalışıyoruz. Bu kolay bir şey değil aslında. Çünkü, ‘Tabağındakileri bitir, arkandan ağlar’ dürtüsüyle yetiştirilmiş ve ekmeksiz doyulmayacağına inanmış bir toplumuz.  Sigarayı bıraktırmak, kola veya nutella’yı bıraktırmaktan çok daha kolay. Mesela tek seansta nikotinle, kişi arasındaki bağı kopartabiliyoruz. Fakat diğerleri biraz uğraştırıyor.

Yarın: Müzik terapisiyle adli olayların önüne geçilebilir mi? Ve daha fazla sorunun cevabını Yasemin Kutlu Varan verecek….

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
12 yaşında ki Azra, kanser hastaları için saçını kestirip bağışladı
12 yaşında ki Azra, kanser hastaları için saçını kestirip bağışladı
"Dolarını sat vatanı satma"