Advert

Nükleer silah ve santral istemiyoruz

Elektrik Mühendisleri Adana Şube Başkanı Mehmet Mak, günümüzde üretilen nükleer silahların Hiroşima‘nın 13 katını yaratabilecek güce sahip olduğunu söyledi.

Nükleer silah ve santral istemiyoruz
Nükleer silah ve santral istemiyoruz Nevzat UÇAK

BÖLGE - ‘’Bugünkü nüfus yoğunluğu da göz önüne alındığında bu silahların kullanımı milyonlarca insanın ölümüne neden olabilir’’ diye konuşan Başkan Mak, ‘’ABD nükleer silahlar için yılda yaklaşık 35 milyar dolar harcıyor. Yetersiz beslenen insan sayısının 1 milyar, temiz suya ulaşamayan insan sayısının 1.3 milyar olduğu dünyada, yılda 800 milyar dolar silahlanmaya harcanıyor. Afrika‘da ise insanlar açlıktan ölüyor. Yani insanlığın refahı, eğitimi ve sağlığı için kullanılacak olan bu kaynak, hükümetlerin eliyle, silah lobilerine aktarılıyor, insanlığın üzerine de bomba olarak düşüyor’’ dedi.

İNCİRLİK’TE NÜKLEER BOMBA VAR

İncirlik‘te 90 adet B61 tipi taktik nükleer bombanın sığınaklarda muhafaza edildiği ifade eden Mehmet Mak, ‘’Yani ülkemizde de nükleer bomba var, hatta bir başka ülkenin kontrolünde; komşu  halklar için tehdit malzemesi olarak kullanılıyor’’ diye konuştu. Nükleer silahların yanında nükleer maddelerin de çeşitli silahların yapımında da kullanıldığını belirten Mak, ‘’Vietnam‘da ABD tarafından Saruc gazı, Napalm bombaları ve kimyasal silahlar kullanıldı. Kitle imha silahları bulundurduğu gerekçesiyle Irak‘a saldıran ABD; Körfez Savaşı‘nda, Afganistan ile Irak‘ta kimyasal silahlar ve seyreltilmiş uranyum kullandı. İşgal sonucunda Afganistan‘da 10 bin; Irak‘ta ise 100 binden fazla sivil öldü’’ dedi.

NÜKLEER LOBİ TÜRKİYE‘Yİ HEDEF SEÇTİ

Mak, sözlerini şöyle sürdürdü; ‘’Küresel güvenlik ve bölgesel istikrarı tehlikeye sokan bu tür adımlara karşı hükümeti uyarıyor, daha fazla nükleer silahların sokulmamasını, var olanların da derhal çıkarılmasını istiyoruz. Nükleer gücün zararları sadece bombalarla sınırlı değildir; madalyonun diğer yüzünde ise nükleer santralların yarattığı tehlikeler bulunmaktadır. Çernobil‘de bugün hala santral kazasının etkileri sürmektedir. Karadeniz Bölgesi‘nde yaşanan kanser vakalarının kayıtlarının tutulmaması bu konuya karşı hükümetlerin kayıtsız tutumlarını sergiliyor. Japonya‘da yaşanan son Fukuşima Nükleer Santral Kazası, riskin eski teknoloji ve insan hatası iddialarıyla açıklanamayacağını gösteriyor. Dünyada, özellikle gelişmiş ülkelerde pazar bulmakta zorlanan nükleer lobi, kırk yıldır açılan tüm ihalelerde başarısız olmuşsa da bugün Türkiye‘yi hedef seçmiştir. Rusya, Akkuyu‘da nükleer santral kurulmasına yönelik şirket kurma çalışmalarını tamamlamış; 5 Rus şirketinin ortak olduğu Akkuyu Nükleer Güç Santralı Elektrik Üretim Anonim Şirketi‘nin kuruluşunu 14 Aralık 2010 tarihi itibarıyla resmi olarak gerçekleştirmiştir. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu‘nun 1983 yılından beri yürürlükte olan Nükleer Tesislere Lisans Verilmesine İlişkin Tüzüğü‘ne göre kurulacak santral için 3 lisans alınması gerekmektedir. Bunlardan birincisi yer lisansıdır. Akkuyu‘da kurulacak olan santral, 42 yıl önce 1976 yılında verilmiş olan yer lisansına dayanmaktadır. Bu lisans kapsamında değerlendirilecek olan konuların başında, "bölgenin topografik, jeolojik, jeoteknik, hidrolojik, sismolojik ve meteorolojik özelliklerine ilişkin bilgi ve incelemelerin, seçilen yerin deprem, sel baskını, fırtına gibi doğal olaylar ve bu olayların ikincil etkileri yönünden değerlendirilmesine ilişkin bilgiler" yer almaktadır. ABD tarafından Hiroşima‘ya yapılan nükleer saldırının yıldönümünde pahalı ve riskli bir enerjiye ihtiyacımız olmadığını bir kez daha kamuoyu ile paylaşıyoruz. AKP Hükümeti‘nin bu lobilere değil halkın sesine kulak vermesini ve ülkemizi herhangi bir nükleer maceradan uzak tutmasını istiyoruz. Yetkilileri yenilenebilir enerji kaynaklarını değerlendirmeye, ülkemizi nükleer batağından uzak tutmaya davet ediyoruz. Ne dünyada ne ülkemizde nükleer santral istemiyoruz.’

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Anne cinneti: 3 çocuğunu keserek öldürdü
Anne cinneti: 3 çocuğunu keserek öldürdü
Şehidimizi uğurladık
Şehidimizi uğurladık