Advert

Ahmet Selçuk İlkan ile aşk üzerine

Bir açılışa katılmak üzere Adana’ya gelen 'Ayrılıkların Şairi', Ahmet Selçuk İlkan, verdiği muhteşem şiir dinletisi ile hayranlarını bir kez daha mest etti. Ahmet Selçuk İlkan, yazdığı ve şarkı haline gelen şiirlerini müzik eşliğinde seslendirirken, dinleyiciler de sık sık şarkılara ve şiirlere eşlik etti.

Ahmet Selçuk İlkan ile aşk üzerine
Ahmet Selçuk İlkan ile aşk üzerine Nevzat UÇAK

HABER: YENER EKİNCİ

İlkan, salonu dolduran hayranlarına “şiirler kadar özelsiniz” şeklinde hitapta bulundu. Gitarist eşliğinde sahneye şiir yorumlayarak sürpriz bir şekilde çıkan Şair Ahmet Selçuk İlkan, “Matematik derslerinde şiir yazardım. Hocam bir gün fark etti ve çok kızdı. Bırak bu şiir işlerini dedi. Yıllar geçti ben bırakamadım" dedi. Yazdığı birçok şarkının hikayesini de  paylaşan İlkan, "Nasıl şair olduğumu soruyorlar. Güldüm, ağlattılar. Sevdim, aldattılar. Sarıldım, bıraktılar. Sağolsun dostlar, beni zorla şair yaptılar" dedi. Program sonunda sorularımız yanıtlayan Adanalı Şair, hayatı ve sanatıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Ahmet Selçuk İlkan deyince insanların aklına neden “Ayrılıkların Şairi” geliyor?
Ben hayatın gerçeğinin dışında bir şeyler söylemiyorum. Hayat yaşanması gereken bir armağan ama nasıl yaşadığımız, ne yaşadığımız çoğu zaman belleklerimizden uçup gider. Ama şiirlerde, şarkılarda kalır. Benim de hayatta en çok ezbere bildiğim ve hayatın bana en çok öğrettiği ayrılıklar, yalnızlıklar oldu. Eğer bunları yazmasaydım kendimi inkâr ederdim. Toplumda yabancılaşmış insanların, kaybedenlerin, terk edilenlerin yasını tuttum. Teraziye koyduğum zaman hayatımda hüznün ve kederin daha ağır bastığını hissettim. Şairler yaşadıkları hayatın tanığı olmak zorundalar diye düşünüyorum. 30 yıl önce yazdığım bir şiirimin, şarkımın hala aynı tazelikte kalması, güneşin Doğu’dan doğduğunu bir kez daha söylercesine duyguların doğru haritasını çizdiğimin bir kanıtı gibi.
Hayatınız da sizi çok etkileyen bir ayrılık yaşadınız mı?
Çok ayrılıklar yaşadım ama tabii ki bazen insanlar ayrılığı bir yastıkta iki yabancı olarak yaşar, bazen sırtından hançerlenmiş olarak, bazen de kaderin size çizdiği bir yolda yaşarsınız ki bunun bir tanesini ben annemle yaşadım. O beni çok acıtmıştır.
Siz aşk adamısınız. Aşkı nasıl tarif edersiniz?
Aşkın olmadığı yerde vefanın, güzelliğin, anlamın olabileceğine inanmıyorum. Çünkü aşk Leyla’dan Mevla’ya giden en güzel yoldur. Aşk kalmak istediğin yerde kal, gitmek istediğin yerde git, durmak istediğin yerde durdur. İşte aşk budur diyorum.
Peki aşkınızı ifade etmediniz mi?
Ben ilan ettiğimi zannetmiyorum fakat hissettirdim. Çünkü tatlı kaprislerle karşılaşmışımdır. Aslında aşk bağırarak söylenmeli. Ama sanırım kaybetmekten korktuğum için ben söyleyemedim. Aşkınızın en doruk noktasında sevdiğinizi söylediğiniz zaman sanki başka söyleyecek söz kalmıyor gibi geliyor bana.

Hep hissettiklerinizi, sevdiğinizi söyleyin derler. Ama siz tam tersini söylüyorsunuz.
Ben hep tersini yaptım. Bittikten sonra söyledim. Susma hakkımı kullandım ama gittikten sonra şiirlerimde “seni seviyorum” diye haykırdım. En çok eleştirdiğim yanım budur. Sevdiğimi hep gittikten sonra haykırdığım için giden haklıydı diyorum. Bir kâşif gibi beni keşfetsin, o bilsin istedim hep.
Evliliğin aşkı öldürdüğüne inananlardan mısınız?
Aslında evlilik aşkı öldürmüyor. Evlilik aşkın buluşma noktasıdır. Ama aynı zamanda zor bir kafestir. İçindekiler çıkmak, dışındakiler girmek ister. Evliliğin tek dezavantajı nikâhtan sonra artık “o benimdir” demektir. Tapusunu aldığınıza inandığınız bir duygunun ebediyen sizde kalacağı yanılgısına düşüyorsunuz. Evlilikte “benim” dediğiz gün farkında olmadan kaybetmeye başlarsınız.
Etkilendiğiniz veya özellikle takip ettiğiniz şairler var mıdır?
Benim etkilenmediğim şair yoktur. Çünkü beni şairlerden çok şiirler etkilemiştir. Öyle şairler var ki iki şiiri benim hayatımın belki de alfabesi olmuştur ama diğer şiirlerinde aynı duyguyu bulamamışımdır. Dolayısıyla ülkemizdeki bütün şairlerin bende farklı izler bırakmıştır. Necip Fazıl’da mısraların nasıl dans ettiğini, kelimelerin nasıl nakşedildiğini görmüşümdür. Nazım’da farklı bir serüven yakalamışımdır. Yahya Kemal’de başka bir raks vardır. Namık kemalde inanılmaz bir cesaret vardır. Arif Nihat Asya’da vatan millet vardır. Aşkın tarifini Ümit Yaşar Oğuzcan’dan öğrenmişimdir.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
AOSB’de “İnovasyon ve Yeni Ürün Geliştirme’’ eğitimi
AOSB’de “İnovasyon ve Yeni Ürün Geliştirme’’ eğitimi
Çukurova Üniversitesi Kadın Doğum Günleri Başlıyor
Çukurova Üniversitesi Kadın Doğum Günleri Başlıyor