Advert

Sektörde yeni bir sayfa açıyoruz

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Sigorta Acenteleri Sektör Meclisi'ndeki seçimi, ‘Acentelerin Sesi’ listesi ile kazanan Levent Korkut, ‘’Sektörde yeni bir sayfa açarak, seçimde bir araya getiremediğimiz tarafların tamamını kucaklamak suretiyle, parçalanmışlığı sonlandırıp, acentelerin beklentilerine cevap verebilecek çalışmalar yapacağız’’ dedi. Yeni dönemde yapacağı çalışmaları gazetemize açıklayan Korkut, ‘’Her şeyin çok iyi olacağına inanıyorum. Her meslektaşımıza eşit mesafede, ayrıştırmadan ve ötekileştirmeden yakın olacağız’’ ifadelerini kullandı.

Sektörde yeni bir sayfa açıyoruz
Sektörde yeni bir sayfa açıyoruz Nevzat UÇAK

BÖLGE - Ülke genelinde ki sigorta acentelerinin çatısı konumunda yer alan TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi (SAİK) Sektör Meclisi’nde geçen hafta seçim heyecanı yaşandı. Seçimlerde liderliğini Korkut’un yaptığı ‘Acentelerin Sesi’ listesi 165 oy, Türkiye Sigorta Acenteleri Federasyonu Başkanı Murat Büyükçelebi’nin listesi 140 oy aldı. 40 kişiden oluşan yeni meclis, önümüzdeki günlerde SAİK’in 7 üyesini seçecek. İki üye de TOBB tarafından atanacak. SAİK Başkanlığı görevini Hüseyin Kasap’tan devralacak olan Levent Korkut, kıran kırana geçen yarış sonrası gazetemiz aracılığıyla birlik ve beraberlik mesajları verdi. ‘’Bize oy veren veya vermeyen bütün acente ve meslektaşlarımıza karşı eşit mesafede, ayrıştırmadan ve ötekileştirmeden yakın olacağız’’ diyen Korkut, yeni dönemde gerçekleştireceği çalışmaları anlattı.

Sonucu merakla beklenen seçimlerden zaferle ayrıldınız. Öncelikle bunun hakkında neler söylemek istersiniz?

Kamuoyunun ve sizlerin de çok iyi bildiğiniz üzere SAİK seçimleri, mesleğimiz açısından çok önemli ve bir o kadar da meşakkatli bir süreçtir. Seçim sürecine girildiğinde ben İstanbul, Sakarya, Bursa’da ki ekip arkadaşlarımla birlikte, Türkiye’deki biz acentelerin bölünmüş görüntüsünü değiştirebilmek adına, öncelikli olarak uzun bir süre tek liste çıkması için ciddi çaba harcadık. Hatta bu gerçekleşir ise başkanlıktan dahi fedakarlık yapabileceğim konusunu hemen hemen hepsiyle paylaştım. Birlikte yol yürüyebiliriz düşüncesi ile TÜSAF Başkanı Murat Büyükçelebi ile pek çok konuda konuştuk ve İstanbul olarak düşüncelerini alıp, konuyu delege arkadaşlarıma aktarıp, onların düşüncesi alacağımı ve sonrasında oturup bu konuya kesinlik kazandıracağımızı ilettim. Ancak İstanbul delegesi arkadaşlarım ve aynı zamanda Bursa ve Sakarya’da ki arkadaşlarım ile birlikte Murat beye bir araya gelip ‘son noktayı koyalım’ dedik. Ancak maalesef bu konuda Murat beyin yoğunluğundan dolayı 10 gün beklememize rağmen bir türlü bir araya gelemedik, birlikte yol alamadık. Seçime yaklaşık 15 gün kala SAİK Üyesi Süleyman Özer ile birlikte hareket etme kararı verdik. Tabii bu kararı İstanbul, Bursa ve Sakarya olarak verdik. Geldiğimiz durumda geriye bakıp değerlendirdiğimde, sosyal medyada hepimizin okuduğu izlediği çok çirkin bir kirlilik ve yarın yolumuz kesiştiğinde yüzümüze bakamayacakları bir ötekileştirme çabaları ile ayrıca tüm meslektaşlarımın bildiği tarafsız olması gerekirken bazı basın mensuplarının yanlı ve hiç yakışık almayan çok sert ve hakaret dolu yazılarına muhatap olduk. Bu bile ne kadar doğru bir karar verdiğimiz hususunda çok önemli bir tespittir. Yani bir başka deyişle SAİK Üyesi Murat Büyükçelebi ile birlikte hareket edersem çok iyiyim, SAİK Üyesi Süleyman Özer ile birlikte hareket edersem çok kötüyüm. Maalesef böyle bir sonuç var. Tabii bunlar artık yaşandı ve geçti şimdi yeni bir sayfa açıp seçimde bir araya getiremediğimiz tarafların tamamını kucaklayarak bu parçalanmışlığa son vermemiz ve acentelerin beklentilerine cevap verebilecek çalışmaları yapmamız gerekir. Ben sonucun çok iyi olacağına inanıyorum. Zira Süleyman Özer gerçekten ılımlı biri olup iyi bir takım olacağımız inancını taşıyorum.

Aradaki oy farkını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Aradaki oy farkı benim tahminime göre az oldu. Bazı il delegesi arkadaşlarım sektör meclisinde beklentilerine cevap bulamayınca diğer listeye oy verdi. 5-6 adet gibi bir fire buradan geldi. Ayrıca her zaman olduğu gibi sosyal medyada yapılan yalan yanlış yayınlar ve güçlü gibi gösterme çabaları bazı delege arkadaşları etkiledi. Bir de, tabii son güne kadar kararsız kalıp her tarafa pembe boncuk dağıtanlar vardır. Bu nedenle 20-25 fire verildi.

Yeni dönemde SAİK’de ne gibi değişimler yaşanacak?

En bariz değişiklik öncelikli olarak SAİK yönetimi asıl ve yedeklerle birlikte 14 kişi birlikte çalışmalı, sektör meclisi daha aktif olmalı, il delegelerinin ise seçim sonrası görevleri bitmemeli. Aktif ve bölgelerinde acentelerin sorun ve problemleri ile ilgilenmeli ve anında konuları sektör meclisine oradan da SAİK’e aktarılmasını sağlamalı ve takipçisi olmalı. Ceza uygulamaları meclis tarafından değerlendirilmeli, son nihai karar aşamasında SAİK’e iletilmeli. SAİK, asıl olarak biz acentelerin diğer mesleki sorunları ile ilgilenmeli.

Sizi desteklemeyen delege veya sektör temsilcilerine karşı nasıl bir tavır sergileyeceksiniz?

Bizi seçen ve seçmeyen tüm acente meslektaşlarımıza karşı eşit mesafede ve ayrıştırmadan, ötekileştirmeden yakın olmalıyız. Bu bir seçimdir ve demokratik olarak herkes dilediği listeye oy verir. Bu en doğal haktır. İnsanın oyu üzerinde ipotek uygulamak bana son derece yanlış gelir. Biz, seçen seçmeyen, oy veren, vermeyen bütün acentelerin kurumu olmalıyız.

Sigorta acentelerinin öncelikli çözüm bekleyen sorunları nelerdir ve çalışmaya nereden başlayacaksınız?

Tabii bu konular, bu işi yapan tüm meslektaşlarım tarafından çok iyi bilinmekle. Birlikte, bizim İstanbul Acentelerin Sesi gurubu olarak il delege seçimleri öncesi yayınladığımız ve dağıttığımız ‘Acentelerin Sesi’ web sitesinde kayıtlı olan SAİK İş Programı manifestomuzda yapacaklarımız ve öngörülerimiz açık ve net bir şekilde belirlenmiş olup, bunun takipçisi olacağız. Örnek vermek gerekirse;

-Komisyonlar

-Acente sözleşmeleri

-Haksız fesihler

-Bilgilendirme formundan kaynaklı sınırsız sorumluluğumuzun sınırlandırılması

-Haksız rekabet

-SAİK çalışma usul ve esaslarının yeniden ele alınıp düzenlenmesi

-Trafik sigortası iptal komisyonları konusu

-DASK, SBM, TAHKİM

Gibi önem arz eden yerlerde, biz acentelerin temsil edilmesi…

Digital çağa ayak uydurmak için alt yapı çalışmalarını sürdüren sigorta şirketlerinin yakın gelecekte acentelere ihtiyaç duymayacağı öngörülüyor. Sektörün yok olma tehlikesine karşı atacağınız adımlar olacak mı?

Ben bu husustaki düşüncelerinize kesinlikle katılmıyorum. Zira, bu iş yakın temas ve sigortalıya hizmeti sunmada en önemli hususu gerektiriyor. Örneğin, Temmuz 2017 tarihinde meydana gelen dolu hasarında acente dışındaki tüm satış kanalları sınıfta kaldı. Biz acenteler ise 7/24 müşterilerimize hizmet üretebilmek adına ciddi çaba gösterdik. Tabi, dijital satış bizi mutlak etkileyecektir. Bu konuda biz acentelerde, ‘Bana bir şey olmaz’ mantığından uzaklaşarak satışlarımızı arttırmak ve ölçek ekonomisinde büyümek adına operasyonel maliyetlerimizi düşürmek ve açık olan satışta çoğalmak zorundayız. Ben önümüzdeki dönem, biraz da birleşme ve bu modelleri araştırmak durumundayız gibi düşünüyorum. Zira, KOSGEB birleşme-kümeleşme ile ilgili 1/3 hibeli ciddi teşvikler mevcut olup, bunları araştırmalıyız diye düşünüyorum. Gerekirse bu konuda bir platform oluşturup, bu hususta daha ciddi stratejiler oluşturmalıyız.

Zaman ayırıp vermiş olduğunuz cevaplar için teşekkür ederim.

Bölgenizdeki arkadaşlara bu vesileyle ulaşma ve seçim sonucunda vermiş oldukları destekten dolayı teşekkür etme fırsatı sunduğunuz için şükranlarımı sunarım.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
  Vatandaşla eczacılar  karşı karşıya getirildi
Vatandaşla eczacılar karşı karşıya getirildi
Ekonomi Programı’na  Adana’dan övgü
Ekonomi Programı’na Adana’dan övgü