Advert

Sigortacılara birlik çağrısı

Çukurova Sigorta Acenteleri ve Aracıları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Güzel Sigorta Acenteliği Genel Müdürü Aziz Güzel, özel ve kamu bankalarının tekeline geçen Tarsim Sigortası’ndan, acentelerin de hak ettiği payı alabilmesi için, bütün meslektaşlarını ortak mücadeleye çağırdı. Güzel, ‘’Verdikleri kredilerle çiftçiyi bağlayan bankalar, Tarsim poliçelerini rahatlıkla kendileri kesebiliyor ve tarım bölgesi Adana’dan önemli bir gelir sağlıyorlar. ‘Biz de varız’ demek için mesleki dayanışma içinde olmak zorundayız’’ diye konuştu.

Sigortacılara birlik çağrısı
Sigortacılara birlik çağrısı Nevzat UÇAK

BÖLGE – Çukurova Sigorta Acenteleri ve Aracıları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Güzel Sigorta Acenteliği Genel Müdürü Aziz Güzel, sektörle ilgili sorularımıza yanıt vermek üzere bugünkü sayfamızın konuğu oldu. Önemli detayların altını çizen tecrübeli sigortacı Aziz Güzel, 438 olan mevcut acente sayısının, mevcut kapasitenin çok üzerinde olduğunu vurgulayarak, ‘’Adana’nın kaldıracağı sayı 250’dir. Bunu düşürmek mümkün olmuyorsa patayı genişletmek için çalışmalar yapılmalı’’ dedi. Güzel, bu noktada Tarsim’e dikkat çekti. Devlet destekli bir tarım sigortası çeşidi olan Tarsim’in, acentelerin gelirini artıracağına dikkat çeken Güzel, ‘’Bunun kaymağını şu an bankalar yiyor. Bölüşmeyi sağlamak için bütün acente arkadaşlar bir olup ortak bir mücadele başlatmalıyız’’ dedi.

Söyleşimize, Güzel Sigorta’yı tanımakla başlayabilir miyiz?

Adana’da, 1988 yılında Ak Sigorta Acenteliği ile şahsım tarafından kuruldu. 2007 yılında Ergo Sigorta, 2014’de Allianz Sigorta, 2015’de Sompo Japan Sigorta ve Fiba Emeklilik de bünyemize katıldı. Acente faaliyetlerimizi, sigortacılık sektörüne olan güveni artırıcı biçimde sürdürebilmek misyonumuz arasında yer alıyor. Amacımız; müşterilerimizin satış öncesi ve sonrası beklentilerini saptayarak, kısa zamanda hızlı ve doğru çözümler üretmek, müşterilerimizin risklerini değerlendirerek, ihtiyaçlarına en uygun ve ekonomik poliçeyi hazırlamak, hasar/tazminat durumu oluştuğunda bilgilendirme ve yönlendirme yaparak bu süreci kolaylaştırmak ve nitelikli, kaliteli ve kesintisiz hizmet vererek maksimum memnuniyeti sağlayabilmek için sigorta şirketi ile arasında bir köprü oluşturmaktır.

Sektörde 30 yıldan bu yana faaliyet gösteriyorsunuz. 30 yıl önce ki acentelikle şimdiki arasında ne gibi farklar var?

Tükenmez kalemle trafik poliçesi tanzim ediyorduk. Şimdi ise her şey daha bir pratikleşti. Teknolojik açıdan baktığımız zaman yaşadığımız değişim hakkında fazla detay vermeye gerek yok. Sektörel anlamda baktığımız zaman ise geçmiş yıllarda ki sıkıntı ve sorunlarımızın asgari düzeyde olduğunu gönül rahatlığıyla ifade edebilirim. Az sayıda acente olması nedeniyle, kazançlı ve karlı bir iş yapıyorduk. Kurulduğumuzda, Adana’da 40-50 civarında acente bulunuyordu. Şu an, bu rakam 438’e ulaşmış durumda. Kentimizde bu kadar acenteyi kaldıracak bir potansiyel yok ne yazık ki. Adana’nın 250 civarında acenteye ihtiyacı var. Pastayı bölüştürdüğümüz zaman ortada kimseyi tatmin edecek bir rakam kalmıyor. Haliyle, birçok acente ay sonu giderlerini ödeyemez duruma geldi. Türkiye genelinde yılda 5 bin acente kapanıyor, 5 bin yeni acente açılıyor. Böyle bir döngü oluştu.

Türk toplumunun sigorta bilinci zorunlu poliçelerle sınırlı. Oysa, bütün risklere karşı düşünülen çok kullanışlı ve uygun ödemeli poliçeler var. Sizce, ülkemizde sigorta bilinci neden yerleşmiyor?

Bu konuda Avrupa’nın çok gerisinde olduğumuz bir gerçektir. Bu biraz da eğitimsizlikten kaynaklanıyor. İnsanlarımız, ‘Bana bir şey olmaz’ mantığıyla hareket ediyor. Kaderci bir milletiz aslında. Avrupa’da ki okullarda sigortanın önemiyle ilgili dersler veriliyor. Bizim öğrencilerimiz ise sigortanı ne olduğu hakkında bir fikre bile sahip değiller. Sadece çocuklarımız mı? Yetişkinlerin  durumu da aynı. Sigorta ürünlerine karşı ilgisizliğin ekonomik koşullardan kaynaklı olabileceği de düşünülebilir belki ama ben buna katılmıyorum. Bizim seviyemizde ki ülkeleri incelediğimiz zaman, sigortacılık yönünde çok çok ileride olduklarını görüyoruz. Sigortalılık bilincinde ki insanlarımızı değerlendirecek olursak, onlar da araştırmadan ürün satın alıyorlar ve gerçekleşen risklerde sorun yaşıyorlar. Müşteri, poliçeyi satın aldığında, içinde hangi teminatın olup olmadığını tam olarak öğrenirse, hasar meydana geldiğinde hayal kırıklığı yaşamaz. Bunların yanı sıra, 1990-2000’li yıllar arasında sigorta şirketleri istemeden mağduriyetlere de yol açtı. İnsanların, aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen halen mesafeli durmalarının nedenlerinden biri de budur. Hayat sigortalarıyla emeklilik veya 10 yıl sonra toplu para ödeme vaadlerinde bulunuldu. Enflasyon çok yüksek olduğu için ödenen paralar beklentinin çok altındaydı ve birçok şirket de ödeme yapmadı. Dolayısıyla, az biraz var olan sigorta bilinci, o yıllarda tamamen yok edildi. Geçmişte yaşanan bir olumsuzluk, bugün yapılan birçok olumlu çalışmayı etkiliyor. O yıllardan beri, hak sahibine vaad edilen bir ödemenin, eksik yapıldığını dahi görmedim.

Bize en çok iletilen şikayetler üzerine sormak istiyorum. Trafik kazası durumunda, sigortalı aracını sigorto şirketinin yönlendirdiği servise götürmek zorunda mı?

Sigorta şirketleri son yıllarda anlaşmalı servis uygulamasına gitti. Bunu amacı kontrolü kolay sağlamak ve piyasa fiyatının altına indirgeyecek bir iskonto elde etmektir. Fakat bu bütün poliçeler için geçerli değil. Serbest poliçelerde, müşteri istediği servise gidebilir.

 Zorunlu olanlar dışında en fazla hangi poliçe talep görüyor?

En çok yangın poliçesi satıyoruz. Genelde işyerleri bu poliçeyi tercih ediyor. Fakat ben özellikle Tarsim’den bahsetmek istiyorum.  Acentelerimiz, bu sigortanın nimetlerinden faydalanamıyorlar. Bu işin kaymağını bankalar yiyor. Serbest çalışan acente arkadaşlarımız bu pazara giremiyor. Tarsim, tarlada yaşanan doğal afet veya bahçede meydana gelen don olaylarında, çiftçinin ürününü güvence altına almak amacıyla düşünülmüş bir sistemdir. Ürününün başına bir iş gelen çiftçi, Tarsim sayesinde zararını rahatlıkla telafi edebiliyor. Üstelik prim ödemelerinin yarısını da devlet karşılıyor. Adana bir tarım kenti. Portakal bahçelerinin de yoğun olduğu bir bölgedeyiz. Dolayısıyla, Tarsim’in en çok kullanıldığı şehirlerde başı çekiyoruz. Acentelerimiz de Tarsim poliçesi kesebiliyor ancak etkin değiliz. Bunun sebebi ise bankalar… Çiftçilerin çoğu bankaya borçlu ve kredilerini yapılandırırken, bankacı o esnada Tarsim poliçesini de kesiyor. Şu an Tarsim sigortası bankaların tekelinde. Acente arkadaşlarımızın ve mesleki örgütlerimizin bu tekeli yıkmak için çaba harcamaları gerekiyor. Bölgesel olarak çiftçiyi bilgilendirme toplantıları yapabiliriz. Bankalardan daha iyi hizmet verebileceğimizi onlara anlatabiliriz. Bir hasar durumunda bize rahatlıkla ulaşabilecekleri ve kendilerine yardımcı olacağımızı bilmeliler. Malatya’da ki acente arkadaşlarımız Tarsim’i çok iyi değerlendiriyor. Zaten 10 yıl önce Tarsim’in çıkış amacı da kayısı üreticisini korumaktı. Don olaylarından çok büyük zarar görmüşlerdi ve devlet de Tarsim uygulamasını başlattı. Bütün meslektaşlarımızı, özel ve kamu bankalarına karşı omuz omuza.

Kısa süre önce Sigorta Acenteleri İcra Komisyonu’nda bir değişim yaşandı. Başkanlığa seçilen Levent Korkut’u nasıl değerlendiriyor ve kendisinden neler bekliyorsunuz?

Levent beyin SAİK başkanı seçilmesini mesleğimiz açısından gayet olumlu buluyorum. Güzel şeyler yapacağına inanıyor ve kendisine destekliyorum. Geçmişte, yöneticilerin girdiği bir takım polemiklere kendisinin girmeyeceğini umuyorum. Birleştirici özelliğiyle, önemli başarıların altına imza atacaktır. Kendisinden beklentilerimize gelince, çantacı tabir edilen kişilerle etkin bir mücadele başlatmasını istiyoruz. Bu konudan tespitlerimiz olduğu zaman, geri dönüşlere hassasiyet gösterilmesini arzu ediyoruz. Meslek örgütleri arasında kesinlikle bir ayrım yapılmamalı. Ayrışmadan, kutuplaşmadan ve ötekileşmelerden gerçekten sıkıldık. Birlik ve beraberliğin tesis edilmesi gerekiyor. Mesleğimiz hep birlikte layık olduğu seviyelere taşımalıyız.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
 ASKİ’den bir ilk daha
ASKİ’den bir ilk daha
Yılmaz Vural yeniden Şimşek’te
Yılmaz Vural yeniden Şimşek’te