Advert

Temiz depo tertemiz içme suyu

Kaynağında son derece temiz ve sağlıklı bir mineral olan Çatalan Suyu, apartman depolarının bakımsızlığı ve kirliliği yüzünden, mikrop ve bakteri taşıyan kirli bir sıvı olarak çeşmelerimizden akıyor. Depolardan çıkan solucan, kurtçuk ve hatta kedi ve fare gibi hayvan leşleri, sonu ölüme varabilecek birçok hastalığa davetiye çıkarıyor. Adana’da ozonlama tekniği kullanarak depo temizliği yapan ASKİD Depoteam kurucularından Mert Güler ve Arslan Altundal ile bu sorunu ele alıp, korunma yolları hakkında bir sohbet gerçekleştirdik.

Temiz depo tertemiz içme suyu
Temiz depo tertemiz içme suyu Nevzat UÇAK

 

 

 

 

 

 

 

Röportaj: Yener EKİNCİ

Toprağın altında yaşayan solucanların aynı zamanda su depolarına yuvalandığı ve taşıdığı mikropların vücudumuza girdiğini biliyor muydunuz? Aslında sadece solucan veya çeşitli kurtçukların değil de, fare ya da kedi ölüleri gibi hayvan leşlerine de apartmanlarda bulunan su depolarında rastlandığını söylesem, mideniz evinizde ki çeşmeyi bir daha açmaya izin vermeyebilir. Peki ne yapmalı? Adana’da faaliyet gösteren ASKİD Depoteam firmasının sürdürdüğü çalışmalar, işte tam da bu soruya cevap veriyor. Bir solucan avcısı gibi çalışan ekip, doğada ki tek doğal dezenfektan olan ozonu kullanarak, klora göre çok daha sağlıklı ve 3 bin kat daha etkili bir yöntemle depoları dezenfekte ediyor. Firma sahiplerinden Mert Güler ve Arslan Altundal ile Ozonlama Tekniği hakkında detaylı bir röportaj gerçekleştirdik. 

***

Su deposu temizliği neden gereklidir?

Temizlenmeyen su depoları, insan sağlığına tehdit oluşturabilecek bir çok mikrop ve mikroorganizmaları bünyesinde barındırır. Dünyada sağlık örgütlerinin araştırmaları gösteriyor ki; Sağlıksız kirli su ile temas yoluyla meydana gelen ölümler, sigara ve alkolden sonra altıncı sıradadır.
Böylesine önemli bir konuyu, ‘Gerekli mi?’ şeklinde değerlendirmek yerine, sonucunun nelere sebebiyet verebileceğini iyi anlamamız gerekiyor.  Tonajı ne olursa olsun, temiz suyu içerisinde saklamak ve dağıtmak için kurulmuş depolar, belirli periyotlar ile temizlenip dezenfekte edilmediğinde; Tifo, kolera, hepatit ve benzeri birçok hastalık mikrobunu içerisinde barındırıp çoğaltır ve tüketim yoluyla da insan vücuduna bulaştırır. Bu hastalıklardan bazıları sakat bırakır, bazılarının ise ölümcül sonuçları olabilir. Temel ihtiyacımız olan su, sağlıksız bir ortamda muhafaza edildiğinde geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabilir. Biz, ASKİD Depoteam olarak, ‘Ozonlama Tekniği’ ile Adana’da bir ilki gerçekleştirerek, su depolarının temizlik ve dezenfeksiyonlarını yapıyoruz. Su deposunun yanı sıra, aynı tekniği kullanarak hava dezenfeksiyonu da sağlıyoruz.

Adana’da ki çeşmelerde, Toros dağlarından ulaştırılan bir nevi memba suyu akıyor. Bu nedenle bahsettiğiniz riskler, diğer şehirlere oranla asgari seviyede olabilir mi?

Adana’nın kullandığı Çatalan suyu, kaynağında son derece temiz ve sağlıklı bir mineral deposudur. Fakat musluktan akana kadar bir yolculuktan geçiyor. Su, kaynağında ne kadar temiz olursa olsun, temas halinde olduğu her noktada kirlenme riski mevcuttur. Özetlemek gerekirse; Su iyi bir taşıyıcıdır. Sokaklarda ki alt yapı borularından, apartmanların depolarına, apartman tesisatlarından da musluğumuza ulaşıyor. Geçtiği borulardaki pas ve kiri de bünyesine alıp, bunu beraberinde getiriyor. Bugün hangi apartmanın deposuna bakarsanız bakın, tabanında mutlaka kalın bir katman göreceksiniz.

Çeşme suyu içmeyerek korunma sağlayabiliriz o halde?

Depolardaki suları içmesek bile, sebze ve meyvelerin yıkanması, banyo ve tuvalette kullanımı, dişlerimizin fırçalanması, bulaşık ve çamaşır yıkanması gibi durumlarda da sudaki mikroplar vücudumuza girmektedir.  Ayrıca su depolarında görülen pas ve kum tanecikleri, hidrofor, arıtma cihazı, çamaşır ve bulaşık makinelerimizin tahrip ederek bozmaktadır. Periyodik temizlikleri yapılmayan depolarda; Kedi ve fare ölülerine rastlanabiliyor. Bunu yanı sıra; Solucan, kurtçuk, çamur, pas ve mantar tabakaları oluşuyor. Bunu önlemenin tek yolu; Su deposuna yılda en az iki kez periyodik temizlik yaptırmaktır. 

Su deposu temizliği yaptırmak zorunlu mu?
Su deposu temizlik ve dezenfektesi, ilgili bakanlığın 2007/67 genelgesinde belirttiği gibi her bina, kurum ve kuruluşun belirli aralıklarla yaptırması gereken zorunlu bir hizmettir. Fakat unutmamalıyız ki, bu temizlik kanuni zorunluluk veya denetlemede sorun yaşamamak için değil, öncelikle sağlığımız için yaptırmamız gereken bir zorunluluktur.

Su deposu temizliği ve dezenfektesi nasıl yapılır?

Bunun için yaygın olarak kimyasal ilaçlar kullanılıyor. Fakat röportajın başında da belirttiğim gibi, biz ASKİD Depoteam olarak, tamamen doğal bir yöntem olan Ozonlama Tekniği kullanıyoruz.

Ozon hakkında biraz bilgi verir misiniz?

Ozon, O3 oda sıcaklığında renksiz, karakteristik kokusu olan bir gazdır. Çok güçlü oksidasyon ve dezenfektasyon özelliği nedeniyle, dünya çapında içme suyu sağlayan arıtma tesislerinde de yaygın olarak kullanılır. Kısacası, doğada ki tek doğal dezenfektandır.  Ozan, havada uçuşan mikroorganizmalara yapışarak hücre duvarlarının parçalanmasına ve böylece ölüp çökmelerine neden olur. Tamamen steril bir ortamda ise, benzer bir atom ile birleşerek iki atomlu normal bir oksijen molekülü meydana getirir. Mikroorganizmaların tamamını etkiler, yok eder. Bu, dezenfeksiyon etkisidir. Bilindiği üzere dünyamızın etrafı bir ozon tabakası ile çevrili olup, koruyucu ve temizleyici bir kalkan oluşturur. Yeryüzünden ısınarak buharlaşan su ve yükselen havanın içindeki tüm virüs, bakteri ve mikroplar ozon tabakasına ulaşır. Ozon gazı tüm bu zararlıları öldürerek hava ve su buharını temizler soğutur. Soğuyan ve temizlenen hava yeniden yeryüzüne döner. Bu döngü, doğanın en temel temizlik döngüsünün gizemini oluşturur.

Su dezenfeksiyonunda Ozonlama Tekniği’ni nasıl uyguluyorsunuz?

Ozon, oksidasyon gücü çok yüksek olan bir gaz ve bilinen en güçlü dezenfektandır. Yüksek oksidasyon gücü, bakterilerin yok edilmesinde çok etkilidir. Ozonun suya uygulanması suyun dezenfekte olması için yeterlidir. Virüsler çok küçük boyutlarda olduğu için parazitik bir biyolojik kümeler oluşturmaktadır. Virüslerin bakteri filtreleri ile tutulmaları mümkün değildir. Suyun durumuna göre ozon verilmesi, bakterileri, canlı mikroorganizmaları ve patojen virüsleri, yüzde 99 oranında öldürülmesi için yeterlidir. İçme ve kullanma sularında ozon uygulaması ülkemizde uzun zamandır kullanılan bir yöntem olmakla beraber TSE tarafından onaylanmış ve TS EN 1278 no’lu standartta yayımlanmıştır. Dünyanın birçok ülkesinde, içme sularının sterilizasyonunda ve şişe su üretimi yapan firmaların tamamında ozon kullanılmaktadır. Ozonun içme sularının sterilizasyonunda kullanılmasının en önemli nedeni, kısa sürede ve etkin bir dezenfeksiyon sağladıktan sonra oksijene dönüşerek ortamdan ayrılması ve kalıntı bırakmamasıdır. Ülkemizde de yaygın olarak kullanılan ozonlama sistemi, içme ve kullanma suyunda ve şişelenmiş sularda da kullanılmasını 1982 yılında FDA (Dünya Sağlık Örgütü) Genel Olarak Güvenilebilir (GRAS) deklarasyonu yayınladı ve ozonu güvenli ilan etti.

* Önce ücretsiz keşif yapıyoruz

* Depo içersinde ki suyu dalgıç pompa ile boşaltıyoruz

* İlk olarak çamur, yosun vb. katı atıkları temizliyoruz

* Deponun içini basınçlı su jetiyle duruluyoruz

* Vakum marifetiyle su deposunda kalan bütün kirli su ve tortuyu boşaltıyoruz

* Deponun içini ve su kanallarını el değmeden sıcak buharla temizliyoruz

* Ozon jeneratörü ile deponun içerisinde hiçbir bakteri, virüs ve kötü koku kalmayana kadar dezenfekte ediyoruz.

* Su deposunu temiz su ile dolduruyoruz

* Bütün patojenlerin yok edilmesini sağlıyoruz

* Tesisatın da dezenfekte edilmesini sağlamak için dairelerin musluklarını açıyoruz

Havaya ozan gazı vermekten de bahsetmiştiniz. Bunu biraz açar mısınız?

Havada oluşturulan ozon konsantrasyonu, mikro organizmaları dezenfekte eder; kokuyu alır.
Ortamda bulunan toz taneleri çeşitli büyüklüklerde olmaktadır. Tanecik büyüdükçe, yer çekimi ile düşer ve filtrelerde tutulur. Oysa çok küçük (nano metre seviyelerindeki) tanecikler havada yüzer haldedir. Bu büyüklükteki tanecikler, ciğerde birikinti ve alerjik bünyelerde rahatsızlık yapar; üzerinde mikrop barındırır. Açık havada çok düşük de olsa bulunan ozon gazı, bu tanecikleri birleştirerek çökmesini sağlar. Kapalı mekânlarda ozon gazı hiç bulunmadığı için bu işlem meydana gelemez. Yapay olarak üretilip ortama verilen ozon, flokülasyon denen bu işlevi yerine getirerek nano partiküllerin çökelmesini veya filtre edilebilmesini sağlar. Mikro organizmaların (küf, mantar vb.) büyüme hızı 3-4 defa azalır veya tamamen engellenir. Binalarda kötü kokular, havanın mikrobiyal kirliliği ve enfeksiyon riski azalır, yara ve kesiklerin hızlı bir şekilde iyileşmesi sağlanır.

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
 “Canım istedi öldürdüm”
“Canım istedi öldürdüm”
Bir babanın en ağır yükü!
Bir babanın en ağır yükü!