Advert

Sigorta acenteleri komisyonlarını geri istiyor

Adana’nın tecrübeli sigortacılık uzmanlarından Duygu Türkuşağı, kentte faaliyet gösteren 459 acenteden neredeyse tamamının Trafik Sigortasından elde ettiği komisyonlarla ayakta durabildiğini söyledi.

Sigorta acenteleri komisyonlarını geri istiyor
Sigorta acenteleri komisyonlarını geri istiyor Nevzat UÇAK

 

 

Türkuşağı, buna karşın trafik poliçesi komisyonlarının yüzde 15’den yüzde 10’a indirilmesini, sektörün baltalanması olarak nitelendirdi. ‘’Oysa buna hiç gerek yoktu’’ diyen Türkuşağı, ‘’Trafik sigortası içerisinde verilen teminatlar azaltılabilir, 1,5 milyon TL’ye kadar değil de 1 milyon TL’ye kadar hasar ödemesi yapılabilir. Böylece, acentelerin komisyonlarını indirmeye gerek kalmaz’’ dedi.

***

 

Röportaj: Yener EKİNCİ

Türk toplumu, sigorta bilincinden yoksun olarak, karşılaşabileceği risklere karşı ‘kaderci’ bir anlayışla yaşam sürüyor. Oysa başımıza gelebilecek bir kaza ya da bela tabir edebileceğimiz durumlarda, süreci çok az bir hasarla atlatabilmek, geleceği şimdiden planlamakla mümkün olabiliyor. Bu konuda en detaylı bilgiyi, size sigorta danışmanınız verecektir. Eğer bir sigorta danışmanınız yoksa, iyi bir başlangıç yapmanız için size Başlangıç Sigorta’yı tavsiye edebiliriz. Duygu Türkuşağı ve Derya Kaş kardeşlerin ortaklığında faaliyet gösteren Başlangıç Sigorta, her türlü risk durumuna karşı geniş portföyüyle bütçenize uygun seçenekler sunabiliyor. Başlangıç Sigorta’yı ziyaret ederek, Duygu hanım ile sektör ve sigortacılığın önemi hakkında keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. 

Başlangıç Sigorta hakkında bilgi alarak sohbetimize başlayabilir miyiz?

Ben ve kız kardeşim Derya Kaş ortaklığında, 2010 yılında kurulan Başlangıç Sigorta, faaliyet gösterdiği sigortacılık sektöründe öncü bir acente olmayı hedeflemiştir. Müşterilerimize en uygun fiyat ve kalite ile hizmet sunmak en temel prensibimizdir. Bütün sigorta ürünlerinde Türkiye genelinde hizmet veren şirketimizin amacı güvenilir, çağdaş ve yenilikçi bir anlayış ile müşterilerimizin ihtiyaçlarına yönelik çözümler üretmek ve bununla birlikte hasar sonrasında en iyi ve en doğru şekilde destek vermektir. Kurumsal hizmetlerimizden yararlanarak riskleri en aza indirmek mümkündür. Uzmanlarımız, katılımcıya ulaşıp isteklerine çözüm üretebilecek tecrübe ve donanıma sahiptir. Kurumsal hizmetlerimiz genel olarak; Sigorta Danışmanlığı, Poliçe Hizmetleri, Teknik Danışmanlık, Fiyat Araştırması ve Analizi, Risklerin Tespiti ve Analizi’ni kapsamaktadır.

Sigortacı olmaya nasıl karar verdiniz?

Evvelinde görev aldığım firmalarda sigorta işlerini de ben takip ettiğim için sektöre pek yabancı değildim aslında. İş hayatımda, araştırma yapmayı ve problem çözmeyi seven bir yapım var. Bir sigorta şirketinde çalışan kız kardeşim Derya, Başlangıç Sigorta’yı kurma kararı aldığında, bana gelerek ortak olmayı önerdi. Derya’nın da pazarlama yeteneği ve bilgisi gayet iyidir. O nedenle teklifini tereddütsüz kabul ettim ve iki güç birleşerek bugünlere kadar geldik.

İki bayan omuz omuza vererek başarılı çalışmalara imza atıyorsunuz. Bu da, fırsat yakalaması halinde, kadınların da çok önemli işlerin üstesinden gelebileceğini gösteriyor. Girişimci olmak isteyen kadınlara ne gibi mesajlar vermek istersiniz? 

Öncelikle şunu ifade edeyim ki, sigorta sektörüne bayan kesinlikle şart. Çünkü bayanlar daha titiz ve daha ayrıntıcı davranıyorlar. Mesleğimiz de, herhangi bir hasarla karşılaşıldığı durumlarda detaya inmeyi gerektirdiği için bayanlara haliyle daha fazla ihtiyaç duyuluyor. Zira, erkekler genellikle çözüm odaklı yaklaşıyorlar. Sektörümüzde kadınlara daha fazla ihtiyaç duyulmasına karşın, son derece azınlıktayız maalesef. O nedenle, sizlerin de aracılığıyla sigorta şirketlerine seslenmek istiyorum: Acentelik başvurularını değerlendirirken, eğer talep veren kadın bir girişimciyse, şartları biraz daha esneterek mesleğe katılmalarını sağlayın lütfen. Yolun başındayken kadınların desteğe çok ihtiyacı var çünkü.

Edindiğiniz tecrübelerden değerlendirecek olursanız, sizce Türk toplumunda sigorta bilinci neden gelişmiyor?

Ne yazık ki Türkiye’de sigorta bilinci zorunlu poliçelerle sınırlı. Bunu iki nedeni var. Birincisi ekonomik koşullar. İnsanlar temel ihtiyaçlarını karşılamak için çabalarken, sigorta yaptırmayı lüks olarak görüyorlar. İsteğe bağlı sigortaların avantajlarını bilenler dahi bütçe ayıramadıkları için poliçe hazırlatamıyorlar. İkinci olarak, ekonomik durumu iyi olup da buna rağmen sigorta yaptırmayan kitleler de var. Sağlık sigortası, hayat sigortası ve bireysel emekliliğe sıcak bakmıyorlar. Bunda biz acentelere de önemli sorumluluklar düşüyor. Sigortanın önemini insanlara tam olarak anlatamıyor veya sigorta yaptırmak isteyenlere detaylı bilgi veremiyoruz. İnsanlar ne aldıklarını bilmedikleri için sigorta ürününü gereksiz gibi görüyor. Eğer acenteler, poliçe yapıp prim almak üzerine oluşan zihniyetten vazgeçerlerse, toplumda bilinç hızla yayılacaktır.

Ekonomik krizin etkileri sektörünüzü nasıl etkiliyor?

Aslında ekonomik kriz tabiri beni oldukça rahatsız ediyor. Sürekli olarak buna aşina yaşamayı arzu etmiyorum. Ülkemizde bir ekonomik problem yaşandığı gerçektir ve umarım kısa zamanda bugünleri atlatırız. Her ülkenin dönemsel olarak yaşadığı zorluklar vardır. İçinde bulunduğumuz süreçte ise insanlar para harcama konusunda biraz daha hassas davranıyorlar ancak belirttiğim gibi acenteler sigortanın önemini iyi anlatabilirse, bu koşullarda da başarılı işler sağlayabiliriz.

Zorunlu olanlar dışında en çok hangi poliçeler rağbet görüyor?

Çok rağbet gören bir poliçe ne yazık ki bulunmuyor. Adana’da faaliyet gösteren 459 acentenin neredeyse tamamı, Trafik Sigortasından elde ettiği komisyonlarla ayakta durabiliyorlar. Trafik Sigortasının dışında ise en çok ilgiyi Kasko görüyor. Gelen talepler trafikle alakalı yoğunlukta olunca, haliyle daha çok bu alanda meşgul olmak zorunda kalıyoruz. Trafik sigorta primleri, insanların ödeyebileceği düzeyde daha makul hala gelirse, diğer sigorta çeşitlerine de rağbet artacaktır diye düşünüyorum.

Trafik poliçesi komisyonu, yakın geçmişte yüzde 15’den yüzde 10’a indirilmişti. Bunun hakkında neler söylemek istersiniz?

Oldukça yanlış ve bizleri üzen bir uygulamaydı. Bir trafik poliçesini onaylama aşamasına getirinceye kadar çok büyük emek sarf ediyor, her bir sigortalıyı defalarca aramak zorunda kalıyoruz. Maalesef, en küçük bir tasarruf yoluna gidilme kararı alınsa veya ortaya çıkan zarar giderilmek istense direk olarak acentenin komisyonuna dokunuluyor. Oysa buna hiç gerek yok. Trafik sigortası içerisinde verilen teminatlar azaltılabilir, 1,5 milyon TL’ye kadar değil de 1 milyon TL’ye kadar hasar ödemesi yapılabilir. Böylece, acentelerin komisyonlarını indirmeye gerek kalmaz.

Bankaların haksız rekabet ortamı yarattığı şeklinde ki şikayetlere siz de katılıyor musunuz?

Bankalar, kullandırdığı kredinin, örneğin;  1,85 olan faiz oranını, ‘Sigortanı benden yaptıracak olursan 1,75’e indireceğim’ diyerek kendisiyle çalışmaya zorluyor. Sistemli bir satış politikası oturtmuşlar. Baş etmemiz neredeyse imkansız. Ben nasıl kredi kullandıramıyorsam, bankalarında sigorta poliçesi kesmemesi lazım. Kaldı ki, bankacılar sigorta mevzuatına hakim değiller. Ezbere poliçe kesiyor ve riskle karşılaşan vatandaşı mağdur edebiliyorlar. Ben burada özellikle Tarsim’den bahsetmek istiyorum.  Acentelerimiz, bu sigortanın nimetlerinden faydalanamıyorlar. Bu işin kaymağını bankalar yiyor. Serbest çalışan acente arkadaşlarımız bu pazara giremiyor. Tarsim, tarlada yaşanan doğal afet veya bahçede meydana gelen don olaylarında, çiftçinin ürününü güvence altına almak amacıyla düşünülmüş bir sistemdir. Ürününün başına bir iş gelen çiftçi, Tarsim sayesinde zararını rahatlıkla telafi edebiliyor. Üstelik prim ödemelerinin yarısını da devlet karşılıyor. Adana bir tarım kenti. Portakal bahçelerinin de yoğun olduğu bir bölgedeyiz. Dolayısıyla, Tarsim’in en çok kullanıldığı şehirlerde başı çekiyoruz. Acentelerimiz de Tarsim poliçesi kesebiliyor ancak etkin değiliz. Bunun sebebi ise bankalar… Çiftçilerin çoğu bankaya borçlu ve kredilerini yapılandırırken, bankacı o esnada Tarsim poliçesini de kesiyor. Şu an, Tarsim Sigortası bankaların tekelinde. Acente arkadaşlarımızın ve mesleki örgütlerimizin bu tekeli yıkmak için çaba harcamaları gerekiyor. Bölgesel olarak çiftçiyi bilgilendirme toplantıları yapabiliriz. Bankalardan daha iyi hizmet verebileceğimizi onlara anlatabiliriz. Bir hasar durumunda bize rahatlıkla ulaşabilecekleri ve kendilerine yardımcı olacağımızı bilmeliler. Malatya’da ki acente arkadaşlarımız Tarsim’i çok iyi değerlendiriyor. Zaten 10 yıl önce Tarsim’in çıkış amacı da kayısı üreticisini korumaktı. Don olaylarından çok büyük zarar görmüşlerdi ve devlet de Tarsim uygulamasını başlattı. Zira, biz acenteler de elinden gelen gayreti gösteremiyoruz. Buna karşılık sektörümüzde birlik ve beraberlik gibi bir dayanışma ne yazık ki gerçekleşemiyor. Netice itibariyle, katılımcılar kredi çektikleri bankaya sigorta yaptırmak zorunda değiller. Bu dayatmalar ortadan kaldırılırsa sektörümüz rahat bir nefes alacaktır. Çatı organımız SAİK’e ve bizlere bu konuda önemli görevler düşüyor. Bütün meslektaşlarımızı, özel ve kamu bankalarına karşı omuz omuza mücadele vermeye davet ediyorum.

Kısa süre önce Sigorta Acenteleri İcra Komisyonu’nda bir değişim yaşandı. Başkanlığa seçilen Levent Korkut’u nasıl değerlendiriyor ve kendisinden neler bekliyorsunuz?

Kendisi tecrübeli bir isim. Bilgisi, birikimi ve donanımı bu görevi yürütmeye fazlasıyla yetiyor. Ancak sorunlarımıza etkin ve köklü çözümler üretip, üretemeyeceğini zamanla göreceğiz. Bu konuda yorum yapmak için erken olduğunu düşünüyorum.

Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim

Ben teşekkür eder, yayın hayatınızda başarılar dilerim.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
 Adanalı, METRO’yu kendi gücüyle yapar
Adanalı, METRO’yu kendi gücüyle yapar
İnşaatta yarı çıplak halde erkek cesedi bulundu
İnşaatta yarı çıplak halde erkek cesedi bulundu