Advert
İyi insan  olmaktan vazgeçmeyin
Tülay UĞUR

İyi insan olmaktan vazgeçmeyin

(central unit in the text - in the middle)

İnsan ne ekerse onu biçer yalnız insan aceleci olduğundan kötülük yapınca yanına kar kaldığını düşünür. Halbuki her şeyin bir vakti, bir saati vardır. Tarlaya bugün ekilen tohumu yarın biçemeyeceğiniz gibi bugün yaptığınız bir davranışın sonucunu yarın hemen alamayabilirsiniz.
İyilik yapmışsan birilerine, iyilik dalgaları yayılır çevrene, bastığın toprağa, içtiğin suya, soluduğun havaya yani her yere…
Kötülük etmişsen eğer sen, bilerek ya da bilmeyerek kalp kırmışsan, can acıtmışsan gün gelecek elbette karşılığını göreceksin. Kin ve nefretle, pişmanlıkla, bilerek ya da bilmeyerek üzüp, kırmışsan birilerini unutma ki er yada geç misliyle kötülük bulacaksın karşında...
Evet bu dünya etme bulma dünyası, öbür dünya yani gerçek dünya ise etme görme dünyasıdır. Bu yalan dünyada yaptıklarının hesabını, gerçek dünyada ödeyeceksin. Belki çok pişman olacaksın fakat gerişe dönme ve hatalarını telafi etme şansın olamayacak.  
Ne yaparsan yap en sonunda yaptığın şey gelir bulur seni. “Yaşam bir tesadüf değildir, yaptıklarımızın aynada bir yansımasıdır!” Çünkü ne yaptıysan mutlaka dönüp dolaşıp yaptıkların seni bulacaktır. Bu sebeple oldukça kısa olan göz açıp kapayana kadar geçen zaman olarak bilinen yaşam, ister fiziksel olsun, ister ruhsal ektiklerimizi biçtiğimiz evimizdir. Kimseye kötülük etme, zalim, yıkıcı ve baskıcı olma, hayatla, gerçekle, ters düşme, yoksa yaptığın tüm kötülükler, ettiğin tüm zalimlikler sonunda gelir seni bulur...
Bu sebeple şu kısacık hayatta iyi insan olabilme mücadelemizi arttırmaya çalışmalıyız. Kalp kırmak. Can sıkmak yerine iyilikler, güzellikler doldurmalı her yanımızı. Tüm insanlar için temel yaşam felsefesi olmalı bu düşünce. Herkes iyi olsa aslında dünyada ne kin ne nefret ne de savaş kalır.
İyi olabilmek, insanlara hayata olumlu bakabilmek insanın işinde ve dostluklarında beklentilerine yön veren temel unsurdur.
İyimser düşünenler hayata güzel bakar güzel görürler. Sıkıntıyı ve herhangi bir olayı abartmazlar. Şüpheye ve karasızlığa yer olmaz.
İyi insan olabilme düşüncesini hayatımızın ana merkezine koymalı, insanlara, olaylara bu anlayışla yaklaşmalı ve kimseye önyargılı yaklaşmamalı, kimseyi eleştirmemeliyiz. Bizi yaratan Rabbimiz bizi eleştirmez, ayıplarımızı yüzümüze vurmazken biz kim oluyoruz da insanları eleştirme gafletine kapılıyoruz.
İyi bakan iyi görür düşüncesiyle doğaya, hayvanlara insanlara iyi bakabilmeliyiz. İçimiz de asla kötülüğe yer olmamalı. Şu kısacık hayatı ne kendimize ne de insanlara zehir etmesek hayat daha yaşanılır olmaz mı?
Zaten yapılan kötülük er ya da geç muhakkak hem bu dünyada hem de öbür dünyada gelip seni bulacak. O yüzden ne gerek var can acıtmaya, kalp kırmaya…
Biliyorum bu çok zor hatta imkansız ancak bir düşünsenize hayat böyle olsa, herkesin içinde kötülük tohumları yerine iyilik çiçekleri açsa hayat daha yaşanılır olmaz mı?
Bence olur. Ya sizce?

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
“Yeni dönemde çalışma hayatındaki sorunlar çözülmeli”
“Yeni dönemde çalışma hayatındaki sorunlar çözülmeli”
Tuzsuz yiyerek hayatınızın 'tadını-tuzunu' kaçırmayın
Tuzsuz yiyerek hayatınızın 'tadını-tuzunu' kaçırmayın