Advert
Gittikçe  kimliksizleşen şehirler
Tülay UĞUR

Gittikçe kimliksizleşen şehirler

(central unit in the text - in the middle)

Şehirler, içine doğduğumuz, yaşadığımız ve sosyal ilişkiler kurup, geliştirdiğimiz insani ve doğal çevreler edindiğimiz yerler olmanın da ötesine geçmiş durumda…
Şehirler aslında kültürdür,  medeniyettir ve içinde yaşayan insanların bir nevi yansımasıdır. Şehir içinde barındırdığı binaları, yolları, sokak ve caddeleri ile geçmiş ile bugünün harmanlanmasıdır. Bu yüzden değerli ve kıymetlidir.
Yaşadığımız yerler bizim yaşantımızın gençliği ve yaşlılığını yansıtması açısından büyük önem taşıyor.
Ancak her şeye rant elde etme zihniyeti ile yaklaşan insanlar yüzünden şehirler, yaşanabilir mekanlar olma özelliğini bir bir kaybetmeye başladı. Her şeye maddi açıdan bakan bu kişiler yüzünden şehir hayatı sadece gittikçe yükselen beton duvarlardan ibaret hale geldi.
Her şeyin maddi açıdan değerlendirildiği bu dönemde, şehirler de artık kendi başına insansız bir toprak parçasıymış gibi algılanmaya başladı. Hal böyle olunca da meydana gelen modern yaşam, şehirlerin kimliğini de yok ediyor.
Sonuçta ne mi oluyor?
Kimliksiz binalar, koca koca beton yığınları, insanlardan, hayvanlardan ve yeşilden arındırılmış sokaklar, binalara hapsedilen, sokakta oynama eğlencesinden mahrum olan çocuk sesleri kaplıyor her yanı.
Haliyle böyle gittikçe ruhsuzlaşan bu gidişat, şehirlerin dokusunu değiştirdiği gibi dokusu değişen bu şehirler de sosyal dokuyu değiştirip, birçok kültürü ve geleneği yok ediyor.
Anlayacağınız o ki sorun, sadece şehrin değişmesiyle sınırlı kalmıyor, ve bu değişim, bu karşılıklı etkileşim süreci toplumsal yapıyı da değiştirip tekdüze hale getiriyor.
İnsan olmanın, toplum olmanın ve birlikte yaşamanın bir gereği olan sosyal dayanışmanın yerini bireyselleşme, paylaşma olgusunun yerini yalnızca kendi ne yontmanın aldığı bu dönemde, aile gittikçe küçüldükçe küçülürken; sosyal çevre de giderek sanal mekânlarda, sosyal paylaşım sitelerinde kurulur bir hal alıyor.
İnsanın yaşadığı şehirle ile bağlantısı sadece temel tüketim ihtiyaçlarını karşılama ile sınırlı kalıyor. Zamanla çevresinde olup bitenlere karşı kayıtsızlığı, ilgisizliği gittikçe artıyor.
Sözün özü gidişat hiç de iyiye gitmiyor.
Sizce de öyle değil mi?

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
 ASKİ’den bir ilk daha
ASKİ’den bir ilk daha
Yılmaz Vural yeniden Şimşek’te
Yılmaz Vural yeniden Şimşek’te