Advert
Bu işte bir terslik var
Uğur Başaran

Bu işte bir terslik var

(central unit in the text - in the middle)

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki Bey, kentsel dönüşüm modeli ile yılda en az 500 bin konutun yeniden üretilmesini beklediklerini açıkladı. 

Burada amaç depreme dayanıklı olmayan binaların, kentsel dönüşüm projesi ile yıkılarak yerine depreme dayanıklı projeler üretmek. Böyle bakıldığında ne kadar doğru ve isabetli bir karar olduğunu düşünüyor ve takdir ediyoruz. 

Fakat işin içine girince, kentsel dönüşüm projesini uygulayan müteahhitlerin büyük bir bölümünün para hırsı ile hareket ettiğini görüyor, bu hırsın fayda getirmek yerine topluma zarar vereceğini düşünmemek elde değil…

Şöyle ki, 1998 yılında Adana – Ceyhan Depremi yaşanmış ve o korkunç afette 150’ye yakın vatandaşımız hayatını kaybederken, yüzlerce insanda yaralanmıştı. Aradan 20 yıl geçmiş. Ama izleri hala Adana’nın göbeğinde TepebağMahallesi’nde öylece duruyor. Hatta öyle ki; orada onlarca konut depremde ağır hasar gördüğü için yıkım kararı çıkartılmış, içinde yaşayan insanlar evlerinden tahliye edilmişti.

Madem şuanda depreme dayanıklı konutlar üretiliyor ve depreme dayanıklı olmayan konutların yerine müteahhitlerdepreme dayanıklı konutlar yapıyor, bu işe neden Tepebağ’danbaşlamıyor? Müteahhitler gözü neden Adana’nın gözde semtlerinde?

Misal Süleyman Demirel’in, Turgut Özal’ın kaç günlük geçmişi var ki, bazı müteahhitler buradaki apartmanları yıkıp yerine yeni apartmanlar dikmek için uğraşıyor?

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nı temsilen Adana’da İl Müdürlüğü var, neden bu müdürlük müteahhitlerin yönünü biraz Tepebağ’a çevirmek için uğraşmıyor? Aynı keza Seyhan Belediyesi, kentsel dönüşüm için en olmadık binalara izin verirken, neden müteahhitleri Tepebağ’a yönlendirmiyor?

Diyeceksiniz ki, bu kurumların müteahhitler üzerinde böyle bir yönlendirme yetkisi yok… Doğrudur, fakat yerel yönetimler bu konuda müteahhitlere çağrıda bulunacağı gibi, buralarda kendileri de kentsel dönüşüm yapabilir… Bakın Yüreğir Belediyesi, Yüreğir’de bunun örneğini yaptı ve şuanda başka bir mahallede benzer şekilde çalışıyor.

Diyelim ki, bu kurumlar böyle bir projeye imza atmak istemiyorlar, o zaman vatandaşına kulak vermeleri gerekiyor. Tam 20 yıldır orada yaşayan insanlar, her gün evlerine işlerine giderken, yıkılma tehlikesi bulunan binaların altından yürüyerek geçtiklerini ve çok korktuklarını söyleyip bu binaların yıkılması gerektiğini ifade ediyor.

Vatandaşın bu şikayeti ilgili birimlerde olduğu gibi yıllardır gazete ve televizyon haberlerine de konu oluyor. Bu şikayetlere artık kulak tıkanmaması gerektiğini düşünüyorum. Madem Bakanlık bu konuda tüm kolaylığı sağlıyor, en azından bu binalar olası bir faciaya yol açmadan yıkılabilir. Yerine kimse bina yapmak istemese de en azından ortadaki büyük tehlike kaldırılmış olur.

Bakanlığın başlatmış olduğu projeye bakıyorum, bir de Adana’da yapılan işlere bakıyorum. Sonra dönüp Tepebağıgörünce, yapılanları ve yapılmayanları ve hatta yapılamayanları anlayamıyorum. Enkaz ortada beklerken, başka binalara enkaz görümünü vermek için bu kadar uğraşmaya ne gerek var?

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Akıncı: Uzlaşan, kaynaşan, insan  odaklı yönetim için varım
Akıncı: Uzlaşan, kaynaşan, insan odaklı yönetim için varım
Karataş Belediye Başkanı Ünal, trafik kazası geçirdi
Karataş Belediye Başkanı Ünal, trafik kazası geçirdi