Advert
MEHMET GÖRMEZ  NEDEN GÖRMEZ?
Nevzat UÇAK

MEHMET GÖRMEZ NEDEN GÖRMEZ?

(central unit in the text - in the middle)

Önceki gece Haber Türk TV”de Diyanet İşleri eski Başkanı Mehmet Görmez”i izledik.. Yanında 3 gazeteci.. Kusura bakmasınlar ama sanki konu mankeni gibiydiler. Sadece Görmez konuştu, zaman zaman onlar konuşmuş olabilmek için kısa müdahalede bulundu o kadar..
   Biz Mehmet Görmez”i sadece Diyanet İşleri Başkanı biliyorduk. Konuşmalarından anladık ki, uluslararası konularda bile devreye giriyormuş.
   Mesela Mısır”daki darbe olayından sonra, Mısır müftüsüyle görüşmelerde bulunmuş, bir komşu ülkede buluşmak üzere randevulaşmış…Diyanet değil, sanki Dışışleri Bakanı gibi.. Hem de hükümetin bilgisi dışında..
   Fetullah Gülen”e mektup olayında da inandırıcı değildi..İmzanın kendisine ait olduğunu, ancak mektubun Fetullah Gülen”e hitaben yazılmadığını, başka ilim adamlarına yazıldığını, ancak nasıl Amerika”ya gittiğini anlayamadığını söylüyor.. İnandırıcı mı?,,
     Görmez,  darbe girişiminin yapıldığı gece neden Milli İstihbarat Teşkilatı”na gittiğini anlatırken, “MİT müsteşarını Başbakan”ın aradığını ve görüştüklerini” söylüyor.  Oysa Başbakan Binalı Yıldırım, MİT Müsteşarına ulaşamadığını açıklamıştı..
    Mehmet Görmez, bize göre bazı gerçekleri görmezden geliyor veya saptırıyor... Ve yine bize göre sayın Görmez, o programa sadece gerçekleri saptırmak için katılmıştır ve sadece konuşmak istediklerini konuşma fırsatı sağlanmıştır… Konu mankenleri ise,  kendisine yardımcı olmuştur.
     Buyrun MİT ziyareti sırasında yaşananları sayın Mehmet Görmez nasıl anlatmış birlikte okuyalım.. Ve aklımızla nasıl dalga geçildiğini görelim
  "Benim dönemimde büyük olaylar yaşandı. Ben Bingöl'den 10 tane gencimizin neden DAEŞ'e katıldığını öğrenmek zorundayım. Bunu MİT Müsteşarı ile konuşmalıyım. Emniyet tarafının da bunu öğrenmeye ihtiyacı var. Hangi hadis, ayet yanlış anlaşılıyor da bunlar oraya gidiyor? Bu süreçlerde biz çok kez bir araya geldik. İlk gidişim değildi. Kendisinin de başkanlığımızı ziyareti oldu. Benim o gece orada olmamın nedeni biz yine 2013 yılında DEAŞ'ın ortaya çıkışıyla bir inisiyatif kurduk. Dünyadaki 200 büyük alimden oluşuyordu. 10 kişilik temas grubu oluşturuldu. Temas grubu üyelerinden biri Muaz el-Hatip. 3 ayda bir toplanıyorduk. Bana 'Bende bilgiler var’ dedi. 'Bunları cumhurbaşkanımızla paylaşmam lazım yardımcı olur musunuz?' dedi. Ben de ‘cumhurbaşkanımız yoğundur' dedim. Bu 15 Temmuz'dan 3-4 gün öncedir. İlk bir randevu verdi MİT Müsteşarı. Sonraki randevu 15 Temmuz günü akşam 20.30. Ben nikah şahitliğinden hemen sonra çıkacaktım. Dediler ki 'Sayın müsteşar başka bir yerde hocamız ayrılmasın.'
Muaz el-Hatip ile gittik. MİT Müsteşarı geldi. Tedirgin hali vardı. Sordu 'Misafir ne kadar zaman istiyor.' Dedi ki 'Hocam mümkünse 20 dakikada bitirsin.' Muaz el-Hatip sunumunu yaparken sürekli notlar geliyordu. Kendisi önemli konular takip ediyordu. Mekan değiştirdik, orada görüşülen konuları maddeler halinde görüştük. Oradan aldığı şeyleri, talimata geçirmek için notlar alıyordu Müsteşarımız. Sonra 'Beni Genelkurmay başkanına bağlayın' dedi. Bağlayamadılar. Biraz sonra artık saat 22.00'yi geçti. Bize 'Kısa tutun' dedi. Ama biz hocalar sözü uzatıyoruz tabi. Bir süre sonra 'Sayın Başbakan arıyor' dediler. Bir kaç cümle duyar duymaz. 'Hocam buradan ayrılmayın, burada oturun, dua edin' dedi ve bizi terk etti.
Biz anlam veremedik. Bir kaç dakika sonra helikopter sesleri duymaya başladım. Ben kalktım oradaki görevlilere 'Ne oluyoruz' dedim. 'Bir saldırı ile karşı karşıyayız' dediler. 'Müsteşarımız karargahına geçtiler' dedi. İkinci bir ses geldi, 'Sığınağa inmemiz gerekiyor' dedi. Hakan Fidan 'Ben her an ayrılabilirim'demişti, o cümleyi kurduğunu hatırlıyorum. Sığınağa giderken eşim aradı. 'Darbeden söz ediliyor' dedi. Aşağı iner inmez arkadaşlar 'Benim Diyanet'e gitmem lazım' dedim. 'Güvenlik sorunumuz var olmaz' dediler. Bir zırhlı araç getirdiler kapıya. Telefon çaldı. Arayanın peşine düşmedim. Numarayı verdim, gereğini yaptıklarını düşünüyorum. 'Bu gece Türkiye Cumhuriyeti tarihinde çok önemli bir gece, beni 3-5 dakika dinlemeniz gerekiyor' dedi. Ben bir vatandaşım dedi. 'O zaman otur duanı yap' dedim. Bir kez daha çaldı. Arkadaş 'Açmayın yer tespiti yapıyor olabilir, telefonu iptal edin' dedi. Eşim aradı 'Neredesin, eve gelme, evin çevresi tekin görünmüyor' dedi. ‘Büyük kızımızla buluşalım' dedi. Tekrar o ses aradı. Ben tekrar kapattım. Kızım telefonu tamamen kapattı. Başka telefona geçtik."


-----------------------

CAN ATAKLI MESLEĞİNE DÖNSÜN

  Gazeteci-yazar Can Ataklı, Halk TV”deki programının sonlandırılmasını Deniz Baykal”a bağlıyor… Ve o günden buyana kendisinde bir Deniz Baykal düşmanlığı başgöstermiştir..
    Oysa,Can Ataklı gibi yıllarca bu mesleğe hizmet vermiş birisi gazetecinin bir başkasına kin beslememesi gerektiğini en iyi bilen kişidir, öyle olmalıdır..
    Dün sabah CHP”de muhalefetin Kurultay talebini gündeme getirirken,
Çok emin kaynaklardan aldığım bilgilere göre Deniz Baykal, Muharrem nereden çıkardı ve bu olağanüstü kurultay kararını..Yanlış yapıyor” dediğini belirtti..
  Can Ataklı, yapma.. Duygularınla gazeteciliği karıştırma…Bak Deniz Baykal seni yalanladı..
   Bak Can Ataklı,geçmişte de Deniz Baykal”ın kızı Aslı Baykal”ın milletvekili adayı olacağını yazmıştın..
  Yapma Can Ataklı yapma…Birilerine kızma, kırılma hakkın var.. Ama kamuoyuna yalan bilgi verme hakkın yok.
    Demek istediğimiz şu;
  Mesleğine dön Can Ataklı..

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
12 yaşında ki Azra, kanser hastaları için saçını kestirip bağışladı
12 yaşında ki Azra, kanser hastaları için saçını kestirip bağışladı
"Dolarını sat vatanı satma"