Advert
OKTAR’IN AĞABEYİ DOĞRU SÖYLÜYOR!
Nevzat UÇAK

OKTAR’IN AĞABEYİ DOĞRU SÖYLÜYOR!

(central unit in the text - in the middle)

Kanal D muhabiri, Adnan Oktar’ın doktor olan ağabeyini Antakya’da buluyor ve kendisiyle ilgili bazı sorular soruyor. Aldığı cevap aynen şöyle;
'Siz ilk defa mı görüyorsunuz? Ta 1979-80'den beri son derece şerefli, vatansever, milliyetçi, Atatürkçü bir delikanlı. Ne yanlışını gördünüz de iftira atıyorsunuz? Örgüt diye bir şey yok kardeşim.
Nasıl cevap ama... Doğru söylüyor adam!.. Siz ve siyaset adamları, bu ülkeyi yönetenler siz ilk defa mı görüyorsunuz... Neredeydiniz bugüne kadar?
Adam her akşam kedicikleriyle canlı yayın yapıyordu, şatoda yaşıyordu, hükümdar olmuştu, karşısında bu toplumun birçok kesiminden insanlar saygıda kusur etmemeye özen gösteriyordu..
Neredeydiniz?
Adnan Oktar, Feriye Sarayı’nda bir gün düzenledi... Muazzez Abacı’sından Kibariye’sine. Ebru Polat’ından Semiha Yankı’sına, Çılgın Sedat’a, Ayhan Aşan’a kadar birçok ünlü sanatçı akın etmişti... Birbirlerinin yanaklarından makas alıyorlardı.
Siz neredeydiniz?
Adnan Oktar’ın doktor kardeşi gazeteciye diyor ki;
'Hepiniz yalan atıyorsunuz. Bakın siz savcı değilsiniz, ben size soruyorum. Daha sonucu belli olmamış siz resmen şey gibi, açık söyleyeyim medyanın çoğunluğu mahalledeki köpekler gibi aynı kişiye saldırıyorsunuz, utanmıyorsunuz'
Ya… Böyle konuşuyor... Konuşur tabi… Başta o televizyonun tüm personeli, Gazeteciler, mesleki kuruluşlar koysanıza tepkinizi… Adam utanmadan, sıkılmadan gazetecileri, mahalle köpeklerine benzetiyor .
Tepkimiz ne? “Bulaşmayalım” diyorsunuz değil mi?  
Neden? Çünkü arkanızda bir Abdi İpekçi yok... Çetin Emeç yok... Uğur Mumcu gibi mangal yürekli gazeteci yok..
Ama Abdurrahman Dilipak adında bir köşe yazarı var... “Atatürk” denince tüyleri ürperen Abdurr.Abdurrahman Dilipak
Bakın ne diyor ;
 “Adnan Oktar’ın arşivi patlarsa, her kesimden birçok kişinin canı yanar onu söyleyeyim. Henüz arşiv ele geçirilmedi deniyor. Arşiv yurtdışında host edilmiş, ama yabancı istihbarat örgütleri bunları servis edebilir ya da bunları şantaj için kullanabilir. Yani bu arşiv her halûkârda birilerinin ipini çekmek, ya da birilerini kullanmak için kullanılacak. Hayırlı bir iş yaptınız, süreci yönetemezseniz, bu iş döner sizi vurur.”
Ne demek bu? Adnan Oktar’ın arşivinde ne olduğunu sen nereden biliyorsun? Madem biliyorsun, bunu bu ülkeyi yönetenlere bildirmek bir vatandaşlık görevi değil mi?
Bununla da yetinmiyor Dilipak, “Büyük şehirlerde temizlik şart ve çok iyi, çok dürüst birilerinin aday yapılması gerek. Eski politikacılar üzerinden giderseniz, onların eski defterlerini karıştırıp sizi zor durumda bırakabilirler. Aman ha, aman ha!”
Bu konuşmayı şöyle mi okuyalım; “Sizin eski politikacılarınızı Belediye Başkan adayı yapmayın. Eğer aday gösterseniz ve araştırma yapılırsa kirli işleri, kirli ilişkileri meydana çıkarılır ve güç durumda kalırsınız”
Bu sözlere AK Parti’nin eski politikacıları sessiz mi kalacak? “Sen ne demek istiyorsan. Ne biliyorsan açıkla” demeyecek hesap sormayacaklar, yargıya başvurmayacaklar mı?
Eğer sessiz kalınılırsa, bilinsin ki toplum Dilipak’ı haklı görebilir.
Bizden naçizane bir öneri... Hemen hiç zaman kaybetmeden yargıya gidin... Toplum önünde küçük düşürülmenin hesabını yargı yoluyla sorun.. . Kibariye Adnan Oktar’a böyle şarkı söylüyor.  
Muazzez Abacı, Adnan Oktar’la böyle sarmaş dolaş…

Al sana gazeteci!..

Siz gazeteci mi arıyorsunuz? Alın size gazeteci… MİT tırları ile ilgili bir gazetenin yazdığı haberin aynısını aradan uzun bir süre geçtikten sonra Cumhuriyet kullandı..
   Yer yerinden oynadı... Cumhuriyet hedefe konuldu... Devletin gizli belgelerini açıklamakla suçlandı... Suçlu da bulundu. Hürriyet Gazetesinin eski Genel Yayın Müdürü ve CHP Milletvekili Enis Berberoğlu… Soruşturma açıldı, suçlu görüntü, tutuklandı, hüküm giydi..
Tüm itirazlar reddedildi…
Ve sonunda Enis Berberoğlu, dünya ile iletişimini kesme kararı aldı... Bugün günlerden Pazartesi… Enis Berberoğlu, bugünden itibaren eşi ve tüm ailesi, arkadaşları, avukatları dahil hiç kimseyle görüşmeyecek... Davalara katılmayacak... Dünya ile iletişimini tamamen kesecek... Kararını açıklarken de şöyle dedi;
Sonuçta Pazartesi sabahından itibaren ailemle, avukatlarımla ve milletvekilleriyle açık-kapalı görüşe çıkmama, mahkemelerde savunma hakkımı kullanmama ve dışarıyla haberleşmeyi kesme kararı aldım.
Bu zor karar doğaldır ki ailemi, avukatlarımı, partimi ve sevenlerimi mutlu etmeyecek, dolayısıyla onlardan bağımsız ve hatta onlara rağmen uygulamam zorunlu. Ama herkes bilsin ki niyetim onları üzmek değil tam aksine daha fazla üzülmelerini engellemek ve korumak.”
Siz özgür gazeteci mi diyordunuz?
Alın size Enis Berberoğlu..
 Siz ifade özgürlüğü mü diyordunuz?
Alın size Enis Berberoğlu..
Siz kürsü dokunulmazlığı mı diyordunuz?
Alın size Enis Berberoğlu...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
 Adanalı, METRO’yu kendi gücüyle yapar
Adanalı, METRO’yu kendi gücüyle yapar
İnşaatta yarı çıplak halde erkek cesedi bulundu
İnşaatta yarı çıplak halde erkek cesedi bulundu