Advert
GECE UYKUMUZ KAÇIYOR  SABAH YÜZÜMÜZ GÜLÜYOR
Nevzat UÇAK

GECE UYKUMUZ KAÇIYOR SABAH YÜZÜMÜZ GÜLÜYOR

(central unit in the text - in the middle)

Bu nasıl iş anlayamadık gitti... Pazar akşamından buyana, gece uykularımız kaçıyor, dokuz doğuruyoruz, Dolar, Euro yükselişe geçiyor, sabah düşüşe geçiyor yüzümüz gülüyor... Ama hep böyle oluyor…

Yani, istikrar yok… Bir gece bu yükseliş kalıcı olursa ne yapacağız diye kara kara düşünmek zorunda kalıyoruz…

Bakın bu defa Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu uykumuzu kaçırdı..

Diyor ki Temel bey;

"Genel seçimleri öne aldılar, bu problemlerin geleceğini görüyorlardı. Şimdi Meclis'te tekrar bir anayasa değişikliği ile mahalli seçimleri öne alma çabası var. 4 Kasım deniliyor. Ben de ısrarla bütün milletvekillerine diyorum ki Allah rızası için yapmayın. Bu Ak Parti milletin ciddi manada canını yakacak bir takım adımları atabilmek için önündeki seçim tehdidini ortadan kaldırmak istiyor. Vatandaşa ben hesap veremem diyor. Gecikirse zorlanırım diyor.”

Eee… Ne demek bu?

Yani kriz bitmedi, daha kötüye gidecek… Hükümet erken yerel seçim kararı alıp, oy kaybı hızlanmadan Belediye Başkanlıklarını kapacak…

Bunu demek istiyor Temel Karamollaoğlu...

Yani tehlikenin büyüğüne hazır olunması gerektiğini, hükümetin bunu bildiğini, çare yerine seçim derdine düştüğünü söylemeye çalışıyor.

Buyurun… Gene uykumuz kaçtı...

Aklımıza gelmişken yazalım… Evet... Bir kriz var… Evet... Bu krizin ortadan kaldırılması için insanlar, altınlarını, dövizlerini bozdurmalı, hatta kefen paralarını bile çıkınından çıkarıp bankaya yatırmalı..

Ama bir şey daha var…

Şu milletin anasına küfreden müteahhit ve benzerleri var ya!..

Onlar ne yapıyor dolarcıklarını?

Hadi gelin hep beraber onun ağzından haykıralım…

Dolarları, Euroları olup ta Türk bankalarına yatırmayıp, yurt dışına kaçıranların tümünün…………………………….. bu boşluğu isteyen istediği şekilde doldurabilir.

BUNU YAPMAYIN

ABD ile aramız açık tamam… Cumhurbaşkanlarının ne zaman ne yapacağı belli değil tamam…

Adamın bir yanlışı, bizim ekonomimizi hırpalıyor tamam…

Bütün bunları sadece biz değil, dünya biliyor…

Ne gerek var, ateşin üzerine benzinle gitmeye?

Bir aklı evvel, sırf yalakalık olsun diye, bir kadına Trump’un maskesini giydiriyor, dansöz gibi oynatıyor..

 Ne kazandırdı?

Yalakalık ta sınır tanımayanlar, Türkiye’ye verdikleri zararın hesabını yapamazlar.

ABD bir devlettir ve güçlü bir devlettir… O güçlü devletin başındaki adamı dansöz kıyafetiyle eleştirmek, akıllıca bir hareket değildir…

Akıllı insanlar, basitleşerek, başkalarını basitleştiremezler…

Zaten, Trump/un maskesi düşmüş, bunu dünya biliyor… Dansözlük yaptırmanın ne alemi var?

Yalakalık olsun diye…

Bunu yapmayın…

Bu yalakalıklarınız zaten bizi bu duruma düşürdü.

İyi olanı da, kötü olanı da alkışladınız bugüne kadar... Eleştirme hakkınızı yok saydınız... Uyarma görevinizin varlığını aklınızın ucundan bile geçirmediniz...

Çünkü adınızı bu millet çoktan koydu;

Havuz medyası...

Sittin sene, bu lekeyi üzerinizden atamayacaksınız…

Oysa, Türkiye’de geçmişte olduğu gibi, yanlışlarda uyaran, doğrularda alkışlayan, tam tarafsız, tam bağımsız bir Türk basını vardı…

Ruhuna Fatiha…

Sizin gibi yalakalar yüzünden...

BİR FIKRA

Adamın biri hakkın rahmetine kavuşmuş... Toprağa verilecek... Kalabalığın içerisinden bir kadın bağırıyor;

 “Ahmet’e selam söyle… Leylaya selam söyle...”

Sıraladıkça sıralıyor, ölenlerin isimlerini...

Bir başka kadın, sinirleniyor;

 “De yetter… Yetter… Zaten adamın ayağı topal… Hangi birine yetişsin” diye çıkışıyor..

Diyeceğimiz odur ki, bizim ayağımızın da  topal olduğunun, ona buna selam!

Gönderecek durumda olmadığımızın farkına varalım...

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
 ASKİ’den bir ilk daha
ASKİ’den bir ilk daha
Yılmaz Vural yeniden Şimşek’te
Yılmaz Vural yeniden Şimşek’te