Advert
CHP Adana’da nasıl kazanır, kaybederse neden kaybeder?
Şahin ESENDEMİR

CHP Adana’da nasıl kazanır, kaybederse neden kaybeder?

(central unit in the text - in the middle)

 

 

Adana’yı tarafsız bir açıdan gözlemleyen herkesin hemfikir olduğu tek bir olgu vardır..

Çok çeşitli etnik topluluğu bünyesinde barındıran Adana’nın, “CHP’nin kalesi olması gerekir”

Parti kimliği ve seslendiği kitleler dikkate alındığında, bu kaçınılmaz bir gerçektir.

Ancak CHP, sosyal demokrat anlayışı benimsemesi gereken kitlelerden oy almayı başaramaz:

Kale hep yıkılır !

xxx

Peki, biraz farklı bir pencereden bakalım..

CHP’nin yıllar yılı kalesi gibi nitelendirilen Adana’da neden kayıplara oynadığını irdeleyelim..

CHP’de “nedenler” ortaya serildiğinde parti içinde yer alanların ortaya koyduğu bahane var:

“Adayları biz seçmiyoruz ki, Genel Merkez belirliyor.. Adaylar bizim değil, Genel Merkez’in adayı.. Yanlış tercih, yanlış aday belirlemesi, başka neden aramaya gerek var mı?”

Ön seçimle aday belirlense, partililer seçse, kazanma şansı yükselecek mi peki?

Sadece siyasetçilerin “olmazsa olmaz”ı olan ön seçimsiz aday belirlemesi, kaybetmekteki en önemli bahane mi?

xxx

Peki kazanan partilere bir bakalım..

ANAP döneminde, adaylar ön seçimle mi belirlendi?..

Sonrasında Ak Parti’nin ve en son da MHP’nin kazandığı seçimlerde aday belirlemesi ön seçimle mi yapıldı..

Temayül adı altındaki yoklamalar, göstermelik bir gönül almadan öteye gitmedi mi?

Ne Ak Parti, ne de MHP de parti teşkilatları Genel Merkez tarafından “Adayımız bu” dayatmasına hiçbir şekilde tepki verdi mi?

Aday belirleninceye kadar, teşkilat içindeki hizipleşmeler bile “kol kırılır, yen içinde kalır” atasözündeki gibi parti bünyesinde kalmadı mı?

Genel Başkanlara sonuna kadar inanılmadı mı, güvenilmedi mi?

Tercihlerine ve kararlarına saygı duyulmadı mı?

Başarıya giden yolda en önemli konu olan parti disiplinine uyulmadı mı?

xxx

Son 30 yıllık geçmişte CHP’de neler oldu peki..

CHP’de aday mı yoktu?

CHP’de Adana’yı yönetecek bilgi ve birikime, donanıma sahip kişiler mi bulunamadı?

CHP’de seçimi kazanmaya uygun bir alt yapı mı yoktu?

Tüm bunların cevabını ararken, asıl gerçeği görmezden gelmedi mi CHP teşkilatları..

CHP’de şu an görevde olsun, olmasın teşkilatlarda etkili, sözü geçen, kendini bu davaya adamış herkesin düşünmesi gereken bir gerçek var:

“Günümüzde CHP siyaseti, kişisel çıkarlar mı, toplum çıkarları için mi yapılıyor?”

xxx

Cevabı tartışmaya gerek yok..

Ama irdelenecek bir başka soru var?

Bu da CHP’de adaylara bakış açısı ile örtüşüyor..

CHP’de en büyük sorun, kendi adaylarına, kendi içinden çıkan değerlere, kendilerini temsil etmeye talip olanlara karşı bakış açısıdır..

CHP’nin en büyük sancısı, en büyük sıkıntısı, en önemli zaafiyeti, kendi içinde yatmaktadır..

CHP’de dünyanın en temiz insanı aday olmaya kalksa, üzerine çamur atmak için herkes yarışır..

Allah’ın yarattığı en masum insan adaylığa kalkışsa, her türlü şeytanlık üzerine yaftalanır..

Herkes kendine göre, kendi çapında dürüsttür de;

En dürüst kişi aday olsa, daha yola çıkar çıkmaz, akla hayale gelmedik söylentilerle ele güne çıkamaz hale getirilir..

xxx

CHP’de sıkıntının kaynağı burada gizlidir..

Kendi içinde çıkan adaylar nedense benimsenez..

Her aday siyaseten rakip görülür, “çamur at izi kalsın” felsefesi ile yaklaşılır..

Aday olduklarına pişman edecek dedikodularla yaşamdan bezdirilir..

Bu anlayış, CHP’yi içten içe kemiren an azılı kurttur..

xxx

“CHP, neden kaybediyor?” sorusuna öncelikle bu çerçeveden bir yanıt verebilirsek doğru yolda ilerleyebiliriz..

Bugün CHP’de aday adayı olanlar için yapılan yakıştırmalar, beğenmemezlikler sürdükçe, “kazanma şansı” yakalanamaz..

Bu kısır çekişmeler, göreve talip olanları daha yolun başında yıpratmalar sürdükçe,

CHP kendi içindeki kısır kavgalardan kurtulup, kazanmak için gerekli birlik ve beraberlik olgusuna erişemez..

xxx

Ne olur sonunda?..

Bu anlamsız kavga, sadece rakiplerin ekmeğine yağ sürer..

O kavga sandıkta biter ama, “yorgan çoktan gitmiş” olur.

Kazanmak için tek bir formül vardır..

CHP’de kim olursa olsun, bu göreve talip olmuş ise, ona saygı duymak gerekir..

Takdir etmek ve desteklemek gerekir..

Beğenip beğenmemek, kendi şahsi düşüncesidir.. Ancak karalamak ve bunu yaparken olmaması gereken, ahlaki değerlerle örtüşmeyen yöntemleri uygulamak yanlıştır..

xxx

CHP Adana’da kazanır..

Kazanmak için önemli avantajı ve ortamı yakalamıştır..

Kendi değerlerine sahip çıkar, onları benimserse kazanır..

Kişisel değil, toplumsal düşünerek hareket ederse kazanır..

Yoksa, hep olduğu gibi, bir kez daha kaybeder!

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
"EYT’liler sahipsiz değil"
"Mesut Komiser"den Emir Kaan’a sürpriz ziyaret